Telli Turnam inme bizim ovaya,
Avcılar acımaz,vururlar seni.
Gayret eyle varmak için yuvaya,
Bekler yavruların geri dönmeni.
Telli turnam uç git eyleşme burda,
Bir çığ gibi büyümekte hasretliğin git gide içimde
Gem vuramıyorum artık beynimi kemiren düşüncelere.
Serapsın sanki yanına varamıyorum
Zaman denilen bu meçhul varlık içinde.
Elem,kaygı ve yalnızlık
Derin bir deryadır gözlerin;
Ben,içinde dümensiz,yelkeni kırık bir gemi.
Yol alırım çizdiği yolda kaderin,
Bilmem daha nereye kadar sürükleyecek beni?
Sığınacak bir liman ararım bu sevgi denizinde;
Nasıl inanayım senin sevgine?
Seven yalan demez, bu bir bahane.
Zaten boyun büktüm ben kaderime
Vuslata çare yok, gönlüm divane…
Bir mecnun misali aşktan sarhoştum
Türk’üm demek büyük onur.
Bu onuru Türk’ler korur.
Bunu diyemeyen hain,
Ancak havlar ve kudurur.
Uyan millet artık uyan,
Ayrılıp ta giderken, fırtınalar kopmuştu.
Viran olan gönlüme, tüm acılar dolmuştu.
O yeşil gözlerinden, dökülürken gözyaşı,
Söylediği son sözü, bir elveda olmuştu
Söylenecek sözcükler, tükenmişti dilimde,
Bana niçin içiyorsun diye soruyorlar;
Onu unutmak için içiyorum,diyorum.
Evet,onu unutmak için içiyorum ya,
Unutmak ne kelime,bir türlü unutamıyorum.
Kadeh kadeh içtikçe,
İyice yaklaşıyorum ona.
Döktüğüm göz yaşımla
Taşlar yosun tutardı.
Nasıl dert verdin bana?
Kesilmiyor hiç ardı.
Dost bildim kadehleri
Gözlerimde hayâl kaldı;
Dilimde hep onun adı.
Aşk yarası yüreğimde;
Senelerdir kapanmadı.
Haber sordum dağdan,taştan;
Yıllar öncesi yaşanmış ve mazide kalmış bir aşkın,
İzleri hâlâ dip diri durmak da hatıralar da.
Bir zamanlar mutlu iki kalbîn şahidi olan hatıralar,
Şimdi ise, yalnız kalmış bir sevgiliye, dert ortağı olmaktalar.
Hangisine baksam, o güzel günlerin bir an/ı canlanmakta hafızamda
Ve de şimdi çok uzaklarda olan sevgilinin hayali,




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!