ZAMAN BİZE İNAT EDİP AKIYOR
Zaman bize inat akıp gidiyor,
Hasret içimde büyüyen bir sızı.
Bir bahar gelir mi, yollar buluşur mu,
Yoksa ayrılık kaderimiz mi?
Zaman denilen yolda,
Yürüyorum an be an.
Bakıyorum yıllara,
Olmuşlar hepsi yalan.
Gelip, geçen o yıllar,
ZAMAN DURMUŞ GİBİ HÂLÂ ORDAYIM
O geceyi nasıl unuturum ben,
Gözümden süzülen yaşlar akarken,
Geriye dönüp de yüzüme bakıp,
Unutma diyordun veda ederken…
Zaman geçti ama izin geçmedi.
Unutmadım, çünkü sen hâlâ bende…
Senelerin gücü buna yetmedi,
Gerçek âşkı tattım senin sayende
Eğer ki derlese seni unuttu
ZAMANIN GİZLEDİĞİ ÂŞK
Öylesine hasretim ki sana, susuz kalmış toprak gibi,
Sana duyduğum sevdam ise kökleri derinde bir çınar…
Damarlarımda dolaşan kan gibi dallarında senin nefesin gizli
Gönlümde özlemle sarmalanmış çöreklenmiş sinsi bir efkâr
ZAMANIN KIRIK AYNASI
Henüz dündü sanki, o çocuksu gülüşler,
Sokaklarda yankılanan saf bir sevinçti hayat.
Güneşin doğuşuyla başlardı düşler,
Zaman, avuçlarımızda uçmayı bekleyen bir kanat.
ZAMANIN SESSİZ MÜHRÜ
Yılların yükünü vurduk sırtımıza,
Eski bir şarkı çalıyor şimdi içimizde.
Tozlu raflarda kalmış sarı fotoğraflar,
Canlanıyor bir bir, sessiz bir serzenişte.




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!