Göz pınarım kurudu, ağlamaktan her gece,
Gülerekten hâlime, divane diyeceksin
Ateş düştüğü yeri yakar imiş sadece,
Benim çektiklerimi, nereden bileceksin?
Dört duvar arasında, acım var sızım sızım,
Bu dargınlık ne böyle?
Bana bir sebep söyle…
Bırakıp tek başıma,
Gidemezsin sen öyle…
Havam suyum güneşim
Bugün yine düştün benim aklıma,
Sıralandı yaşlar, dinmek bilmedi.
Kara yazı yazmış felek bahtıma,
Ben söyledim dertli sazım dinledi.
Hayli zaman oldu burdan gideli,
Gönlüne dolmasın, elemle hüzün,
Kâlbimin yegâne sahibi sensin.
Ağarsa saçların, solsa da yüzün
Benim için ayrı güzelliktesin.
Kavuşmak imkânı olmasa bile
Benim için şimdi sen
Artık bana el oldun.
Mazinin bir yerinden
Serap gibi kayboldun.
Gelsen bile arama
Bakışların ok gibi saplanırlar kalbime,
Divaneye döndürdün, âşık ettin kendine.
Kaptırmışım kendimi gözlerinin rengine,
Divaneye döndürdün, âşık ettin kendine.
Özenip de yaratmış yaratan Tanrı seni,
Sen yoksun yanımda, artık yalnızım
Sensiz hayat bana değil ki lâzım
Seni çok özledim, dön vefasızım
Beni yaşatan şey, varlığın vardı…
Kavuşmak bir hayal, sen bir serapsın,
Beni yordun be hayat,
Omuzlarımda yükün,
Her gün ağlamaktayım,
Gülebilmem ne mümkün…
Mazi oldu o günler
Ben senin hasretine dayanamam gidersen;
Ne olursun gitme, kal, hayat seninle güzel.
İste kulun olurum, eğer bunu dilersen;
El âleme güldürüp, deme benim için el.
Hiç kimseyi koyamam, gönlümdeki yerine;
Ben seninle mutluyum, âşk’ı sende tattım ben
Sakın gitme yanımdan dayanamam bir tanem
Bu karanlık dünyama Güneş gibi sen doğdun,
Seninle her yer Cennet, yokluğunsa Cehennem.
Kurduğumuz dünyada bir ömür yaşayalım,




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!