Yüreğimde vurgun sana hasretim,
Telaşımı hoş gör, zaman durmuyor.
Bu ömür üç günlük, fazla yok vaktim,
Hayaller nedendir gerçek olmuyor?
Zembereği bozuk bir saat gibi,
Uzakta bir yerde, seni düşleyip,
Bir çift göz ağlıyor, hiç haberin yok.
Yeter artık yeter, bu hasret deyip,
Yürek dağlanıyor, hiç haberin yok.
Kavuşmak hayâlde, görmek imkânsız,
Zaman, akıp giden, sanki bir nehir,
Hasret, hiç sönmeyen ateş gibidir.
Kâlp de kalan duygu, ölümcül zehir,
Ne yapsak değişmez, elden ne gelir?
Özlem duysak bile, biz o maziye,
ZAMAN BİZE İNAT EDİP AKIYOR
Zaman bize inat akıp gidiyor,
Hasret içimde büyüyen bir sızı.
Bir bahar gelir mi, yollar buluşur mu,
Yoksa ayrılık kaderimiz mi?
Zaman denilen yolda,
Yürüyorum an be an.
Bakıyorum yıllara,
Olmuşlar hepsi yalan.
Gelip, geçen o yıllar,
ZAMAN DURMUŞ GİBİ HÂLÂ ORDAYIM
O geceyi nasıl unuturum ben,
Gözümden süzülen yaşlar akarken,
Geriye dönüp de yüzüme bakıp,
Unutma diyordun veda ederken…
Zaman geçti ama izin geçmedi.
Unutmadım, çünkü sen hâlâ bende…
Senelerin gücü buna yetmedi,
Gerçek âşkı tattım senin sayende
Eğer ki derlese seni unuttu
ZAMANIN GİZLEDİĞİ ÂŞK
Öylesine hasretim ki sana, susuz kalmış toprak gibi,
Sana duyduğum sevdam ise kökleri derinde bir çınar…
Damarlarımda dolaşan kan gibi dallarında senin nefesin gizli
Gönlümde özlemle sarmalanmış çöreklenmiş sinsi bir efkâr




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!