Zalimlere çanak tuttun,
Garipleriyse unuttun,
Döne döne hep avuttun,
Yalan dünya, yalan dünya
Bizden önce kaç bin nesil,
YÂR GELİYOR KARŞIDAN (TÜRKÜ)
Yâr geliyor karşıdan, (aman aman)
Elinde filesi var…
Belli, gelir çarşıdan, (aman aman)
Gönüller de yarım kalan sevdalar,
Açılmadan solan goncaya benzer.
Terkedip de giden o sevgililer,
Gökyüzünde kayan yıldıza benzer
Kavuşmak hâyaldir artık ne desen,
Yârim, sılamızdan haber göndermiş,
Ağlamasın, üzülmesin yâr demiş.
Her gün yola çıkıp, yolum gözlermiş,
Soranlara, hasret yaman, zor dermiş.
Birkaç satır yazı yazmış dilince.
Yara almış kalbime derman senin elinde
Keşke duymaz olaydım, âşk sözünü dilinde
Acı çekip yıllarca şu gurbetin ilinde
Kavuşmak umuduyla, yanar mıydım hiç böyle
Sanki serap gibisin, yaklaştıkça hep kaçtın,
YANIMDA OL BANA YETER
BİR YABANCI GİBİ BAKMA,
SEYREDEYİM GÖZLERİNİ
TUT ELİMİ HİÇ BIRAKMA,
SAVURMASIN KADER BENİ.
Yalan söze inanıp bitirme sevdamızı,
Bir gün pişman olursun, geriye dönüş olmaz
Aklına geldiğinde, kâlbinde olur sızı
Derin izler bırakır, o yara hiç kapanmaz
Aramıza başkası, niçin gelip de girsin?
Bir zamanlar seninle ne kadar da mutluyduk,
Herkesin kıskandığı sanki bir çift kumruyduk.
Ömür boyu sürecek bu aşktan umutluyduk,
Yalan sözlere kanıp, Şeytan’a nasıl uyduk?
Artık mazide kaldı mutluluk dolu günler.
Yaşananlar unutulmaz, aşk ateşi küllense de,
Yaraları hiç kapanmaz, izi kalır yüreklerde.
Sızım sızım acı başlar, aşka hasret gönüllerde,
Yıllar hızla geçip gider, deva olmaz hiçbir derde.
Dudu diller lâl olunca, aşkın adıysa saklanır,
Aşkına susamış mecnun misali,
Dolanıp dururum sevda çölünde.
İstersen birazcık umut ver bana,
Yaşatıp, öldürmek senin elinde…
Bu hasret, gönlümü harap etmekte.




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!