Beklersin beklersin beklersin,
beklersin beklersin beklersin,
hasret,
beklersin beklersin beklersin
beklersin beklersin beklersin
hasret hasret
Yeşil gözlerde
eksik kalırdı
nazarlık
mavi boncuk
gökyüzüne bakmasaydın,
Gülüşlerin saklayamazdı
Gazel otlar bile
tükendi,
doyurmaz artık
bu toprak
kıraçtır her yan,
kurudur memeleri
Saçlarını yıkar
beyaz sabunla,
kömür karası
çıkmaz,
Ciğerlerini aylığı yaptı
gün gün
Bir elimde özlem
diğerinde kalem
kağıtlar dolusu yazdım
sabahları doğururcasına
olmadı
üç cümleydi hepsi
Bazen,
her şey yolunda
yuvarlanırsın
gün ışır sabah
güneş düşer akşam
bahçede akasya boylanır
sen görmedin
yüz satır yazdım sana
yüz cevap aldım senden
sessizce,
ıssızdı mahallem
güneş kehribara bezenirken
Mavi bisikleti yaldızlı
tozlu yolda sürecekti
öğlen üstü
sıcak rüzgar sırtında
saçlarında delikanlılık teri
Evimin önü salıncak
Anam, babam beni seyrederler
Bulutların içinden sahiplenirler
Salıncağım beyaz bulutlarda, yanlarındayım
Ocağımızın dumanı bacamızdan karışır bulutlara
Soba üstü kızarmış ekmeğim, keşler, köfterler
Eylül düşer üstümüze,
"Yaz bitti" ve “okul zamanı şimdi” (Tabii okul günlerini geçtim),
Buluşmaların, kavuşmaların, sıkı sıkı sarılmaların,
"Neler oldu neler" diyerek demli sohbetlerin,
Sigaranın közünde anlatmanın zamanıdır.
Dinleyemediysen, okul okumamışsın dedirten




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!