Nilüfer sabahları zamanı
Harikaların mucizesi bahçede
Sıcak bakışlarından kaçamam
Takılır gözlerin kahverengi
Kelebekler uçar koynundan
Düşer sevdam derine
Bu sabah
Bir güvercin uyandırdı
Boynunda yeşil atkısı
Güneşle merhabalaşmış...
Sıcağını taşıdı koynuma
Beraberce uçtuk
Şairler midir?
Şiirin peşinden giden
Yoksa,
Göz göze geldiğinde yüreğine düşen ateş
Ve kara sevdanın,
Ekin iken harman olan
Mavi denizin beyaz köpüğü
Güzeldir
Doldur avucunu maviyle
Balığın rengini yosunun kokusunu unutmadan,
Kahverengi toprağın sarı başağı
Güzeldir
Eylül tehlikelidir,
hava mesela,
bozar, karışır ansızın
mor olur gökyüzü
asar suratını,
Ağaçlar mesela,
Bana fazlasını anlatır
tan ağırırken kızıllık
insan okurum gökyüzünde
güneş bahanedir
Damla damla düşen
yağmur sanırsın
“Oğlum yüzmeyi bilmezdi ya
suyun içinde ne yaptı”
“Gitti mi benim oğlan şimdi”
“Gene de söyleyemem ihtiyacımı
canım ayıp olur şimdi”
“mecburen birbirimiz sürüyeceğiz şimdi”
İnsanların toplamından
İnsanlık çıkmadı
Bu yazgı değil
Cahilliğin kara’sıydı
Utandığım günsün
İki Temmuz,
Ölümün mor yüzünü
Bu kez de
Kirvemde gördüm
Yalnız ve soğuk
Kesinlikle yüzünde acı yok
İtirazsız da üstelik,
Bombalar patlar
Şehrimde sokağımda
Yanar arkadaşlarım,
Anamın göğsündeyim
Dokunmaz bana
Anamın kucağındayım




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!