Eren Çiçek: Hayatı, Biyografisi, Eserler ...

152

ŞİİR


2

TAKİPÇİ

EREN ÇİÇEK HAYATI

Doğduğum şehri hatırlamıyorum. Onu ilk gördüğümde yedi yaşındaydım. Yedi yaşından önceki hayatım bir hiç.

Sonraları çok değiştiğimi fark ettim. Bu elimde olan bir şey değildi. Aynaları suçlayamazdım.

Gölgemi avuçlarımda tutabilseydim eğer belki de kanatlarını bağlayacaktım. Kendi özgürlüğümü gökyüzünden çalacaktım. Şu anda o başka insanların önünde diz çöküyor.

Yaşadıkça özgürlüğümün elden ayaktan kesilerek yaşlandığını hissettim. Gölgemle birlikte ben de yaşlanıyorum.
En ucuz bir işte çalışmaya başladığımda bile ölüm ile hayatımın arasına çok kişi girdi. İçinden çıkmak istediğim yeşil bir kabuğun en sert yerini kurcalayıp duruyordum. Benim görmek istediğim ışık bu olamazdı. Çünkü burası karanlık ve siyah gölgelerle doluydu. Yüzümü başka bir tarafa doğru çevirdiğimde gördüğüm insanların yüzü diğer yüzlerden farksızdı. Hepsi de insan gibiydiler.

İki cismi yan yana getirip karşılaştırmaya başladığımda herkes benim içime üç harflilerin kaçmış olabileceğini düşündü. Halbuki beynimin üzerinde dünyanın bütün alfabeleri resim çiziyordu. Onların neden böyle düşündüklerini düşünmeye başladım. Karşıma felsefe çıktı. Önünde diz çökmek zorundaydım. Çünkü o Tanrı’nın koynundaydı.
Çok fazla sürmedi : bencil bir kral tarafından sırtına kılıç geçirilip başı çuvallanarak nehrin akıntısına bırakıldı. Felsefenin öldürüldüğü günden bu güne onun yaşını ikiye katlayacak kadar büyüdüm. Artık felsefe benim önümde diz çöküyor. Ama yine de ben ona baba diyebiliyorum.

Benim içimde hep değişim var. Bilincimin arzu ettiği şey ölümsüzlük. Bedenim ise doğayı arzulamakta…