Bu çok senelerin hikayesi
Sızlayan ruhumun sesi
Söylüyorum o zaman
İstanbul'un efsanesi
Belki güzel bi şarkı
Belki şarkının nakaratı
Merhaba demeden geçtin yanımdan
Bu kadar mıydı benim hatırım
Alımı koyardım seni yolundan
Vurdun beni vurdun vurdun sevdalım
Madem ki sen bana kılınmıyorsan
Bir insan gönülden bağlı olmasın
Seven sevdiğine kul köle olur
Kara sevda bir kez kalbi çalmasın
Seven sevdiğini er ya geç bulur
Nice dağlar bile olsa arada
Şimdiki kızlar bambaşka
Hepsi kendinden emin
Parasız olan aşka
Sanki etmişler yemin
Ne dert ne gurur bilir
Kahve köşesini toplum diyorlar
Bu ne biçim toplum girmem arkadaş
Kumar bilmeyeni hor görüyorlar
Bu ne biçim iştir bilmem arkadaş
Doğrular kıyıda köşede kalmış
Şafak sökmek üzereydi bu gece
Yüreğimi aldı benden bir haber
Boğazıma düğümlendi her hece
Vatandan anama geldi bu haber
Dünyada çok hasretli kardeşine
Ne tadım olur ne tuzum
Bahar gelmez olmaz yazım
Aşkım ağlar gülmez yüzüm
Gitme beni terk edersen
Yıkılırım yok olurum
Benim köyüm iki kaya üstünde
Taze yeşil yaprakları kirazdan
Ben hiç korkmam yamaçlardan rüzgardan
Ben köyümün şairiyim sevdiğim
Ben köyümün cefakar şairiyim
Bizim hayatımız zaten romandı
Oynadığımız bazen çelik bazen çomaktı
Uzatma çelik çomaktı Niyazi Niyazi'ydi
Hem de Alişangilin Niyazi...
Yaramazdı Çavuşgilin Ali
Hayatımda ilk defa
Sevda çektim ağladım
Bir hayırsıza yandım
Sevdadan derde kaldım
Dur demeden anlamaz




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!