Saat gibi seven kalbim nöbette
Sensiz daha da karanlık geceler
Acep sen neylersin şimdi gurbette
Öldürecek beni sensiz geceler
Yar hasret can alır cananım alır
Sevene mekan sorulmaz
Diyar diyar gezer gönül
Aşığın zamanı olmaz
Gece gündüz gezer gönül
Daldan dala konar gider
Adresini aldım şimdi
Yana döne geliyorum
Feryadını duydum şimdi
Koşa koşa geliyorum
Geliyorum yar bu hasret bitecek
Bazen acı bazen tatlı
Ama bizim hepimizin
Bazen hayal kırıklığı
Bir uçurum gibi hayat
Yaşadığımız sürenin
Gurbet elde, altın kafeste olsan
Kanadın kırıktır, boynun büküktür
En candan, birine, derdini desen
Aynı makam, aynı keder, gam yüktür
Göz yaşların, hasret ile karışır
Nice dağlar aştım ulaştım sana
Yabancı görmedin beni İstanbul
Sil göz yaşlarını gül dedin bana
Canım feda olsun sana İstanbul
Bal dudak kirazdan dört mevsim yazdan
Yine açtı çiçekler
Yaz mı geldi arzum yaz
Uçuşur arılar dolar petekler
Bana da bal var mı varsa ver arzum ver
Şu dağların arzusu
Daha açmaz güller soldu bir kere
Kırıldı kanadım kurudu dalım
Bağrıma bastığım vurdu bin kere
Boynu bükük çiçek gibi baharım
Aldandım şeytana aldanır gibi
Bu devirde gerçek dostu seçmek zor
Dostu çoktur cebi sağlam olanın
Cebin boşsa bildiğini bilmek zor
Sözü geçmez cebi delik olanın
Paralının yalanı da doğrudur
Ellerin yok mu ellerin
Dokundukça ellerime
O dilin yok mu o dilin
Konuştukça yar kalbime
Ateş basıyor bir anda




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!