Naz-ü işvelerle ömrümü yordu,
Şimdilerde işi hasrete vurdu.
Bir zamanlar; "sensiz olmaz" diyordu,
Böyle bir yâr ile ömür tükettim.
Kahrından hazzına vakit mi kaldı?
Ne kaldı söylenmedik sana sövmekten başka,
Söversem kızma sakın; aşka tutuldum aşka.
Bazen Fatih, Vezneci, bazen de Mahmutpaşa,
Şişhane'den aşağı nasılsa Kasımpaşa.
Ev sahibim gibisin; gözün, elin cebimde,
Nazar mı değdi sana? Gül benzin soldu! ..
Çağla yeşili gözler, hüzünle doldu.
Kızıl yağan saçları yıllar mı yoldu?
Dünya değirmeninde hâlin ne oldu?
Kader hükmünü asmış kulun boynuna,
Sonbaharın hüznü çöktü gönlüme
İçimde birşeyler erir de erir.
Unuttum kaç hazan düştü ömrüme,
Mevsimler sonunda kışa el verir.
O kış ki savurur bildiklerimi,
Ne umduk hayattan, ne verdi bize
Bir bahçe çiçekten gül deremedik
Seherler karanlık getirdi ize,
Düz yollar içinde iz süremedik.
Böyle vurdu bize mevsim meltemi
Gönlümün aynasından bir an bak da kendine;
Seni ellerden değil, biraz da benden dinle.
Yıllar akıp giderken kanma ağyâr fendine,
Seni ellerden değil, biraz da benden dinle.
Gözlerinin yeşili İznik çinisine denk,
İnan başımıza bir gelecek var
Atlar tepiniyor, itler koşuyor
Yine yaz geçti de gelmedi bahar
Karşı dağdan kaçan, ilde coşuyor.
Kimi bakadursun, kimi tahripkâr
Öyle bir haldir ki bizim hâlimiz,
Ne dosta, düşmana yaranamadık.
Böyle sürüp gitti ol ahvâlimiz,
Yurtta yaban olduk, korunamadık.
Çaresiz çareler arar dururuz,
Bu yıl yine tükettik yaprağını takvimin,
Zamanın kenarından kayıp gitti seneler.
Kimin ömrü eskidi, canı gitti kiminin,
Zaman amansız elek, vakti geleni eler.
Takvim yapraklarında hatıralar okurum,
Gönlüme dokundun da nûra gark oldu dünyam,.
Nûr-u Beyzâ oluştu sanki ruhumda o an;
Yeni bir evren doğdu, bundan sonrası ne gam! ..
ANTOLOJİ değerli şairi saygıdeğer Enver Özçağlayan (Aksakal) üstâdıma ithâfen yazılmıştır.
Kendisine sağlık, mutluluk ve huzur içinde hayırlı ömürler diliyorum.
AKSAKAL ( Sn. Enver Özçağlayan'a)
Herkese sevgi duyar, oldukça mütevazı
Kendisine sorulsa, henüz müteşairdir.
...