Beyaz ölümlüler görünüyor kırmızılar altında,
Mavi gökyüzüne inanmaz olduk.
Ya yalnız kalır çoğu kez;
Ya da yalnızlığın kendisi bir ölme biçimidir.
10 AĞUSTOS 2015/DOĞUBAYAZIT
Yaşamak kadar ölmektedir insan
Çünkü tüm ölüler bir gün gömülür.
Yahut yaşamak gizli bir istektir ölüme,
Ölmek anlamlı olmalı,
Boşa mı ölüyoruz burada?
İnsan alışkın olur bazen yalnızlığa,
Yalnızca, yalnızken yalnızlığı ile yaşar.
Nefes almak da yalnızca yalnızlık ile mümkündür...
12 AĞUSTOS 2015
DOĞUBAYAZIT/AĞRI
Şehirlerarası bir yalnızlık molası
Yalnızlık kadar keder eklenir yemeklerine
Siz, yağmurlu zaman dilimlerine gülümseyerek bakıyorken
Gündüzleri ölüm anını anlatır gün doğumu
Ve yine nefessizlik...
Kardeş olmuş hüzünler bile,
Düşmanlık kan kokusuna dönüştü
Sonra aynı safta olurlar
Bir cuma günü...
Yeşil rüyalar görüyorum geceleri
Yoksa şahit mi olacağım şehadete?
13 AĞUSTOS 2015 /DOĞUBAYAZIT/AĞRI
Bir romanın kahramanı sayılamaz harfler
Kibirli duruş değildir onlarınki
Ziyadesiyle mütevazi zamanların tanıklarıdır
Yoksa kimliklerden bunalmış isimleri oluşturmazlardı
Neticede yalnızlık adlı temanın kurbanlarıdır
Ve yalnızlık,
Elzem bir son gözlerimin önünde...
Sadece yalnız bir ruh-i kederiyle meczup,
Ölüm,
Hep aynı sonun neticesinde gizli bir hayal...
Sen sadece baharlara inan
Şimdi hoşçakal deme zamanı...
29.07.2015-ankara
Ardındaki yalnızlığa terk etme beni
Belki bütün terklerim gün doğumunu müteakiben son diye nitelenir
Yahut bırakma beni kendi sayfamdaki beyazlara
Yeni bir sayfa açmak zormuş
Cümlelerdeki noktalarda bırakma beni
Sıradanlığı ayırma kendi virgülünden




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!