Belki mevsimi değil yakarışların,
Hüzün bile dile gelir
Sen bahar olsan,
Ben senin olsam,
Mevsimler benim
O zaman keder bırakır kendini
Çeşitli hüzün kalıplarına muhtelif akşam vakitlerinde
Leylak kokulu topraklara uzanırdık.
Gayet Mecnun gibi kişiliklere bürünürdük,
Günebakanlar güneş yağmurlarını beklerken
Çocukluk hayallerine kimlik uydururduk
Rüya bana bakardı,
Sen bana gülümseseydin,
Ya da mevsimlerden bahar olsaydı...
Bir gülümseme için nefessiz bir çağrıya kaptırmasaydım kendimi
Ya da vakitlerden akşamüstü olsaydı...
Bana maviler mi getirdin ikliminden,
Bir daha göremezmişim gibi.
Yoksa ellerinde olan yalnızca taze sabahlar mı?
Baharlar olmazsa,
Ya da bana şarkılar söylese bir kadın sesi,
Gülümsemek için alınan nefesler bile yıldıramaz beni
Bir yudum ben,
Bir yudum sen,
Bir yudum da akşam sefası
Karartıların arasından uzat elini
Bir yudum zamandan ilave edelim üzerine
Ellerinde çizgileriyle dolaşır beyaz önlüklüler
İhtimalleriyle görürler
Umutla bekler birileri hastane koridorlarında
Güzel bir haberin verdiği o şahane senfoniyi...
Bir Kudüs olsun her şehir,
Çünkü her evlat bir Kudüs kadar sevilir mesela,
Cennet serilir ayaklar altına,
Ne yüce lütuftur bu hey hat,
Gölgesinde serinlemek ne güzel
Her anneye bir Kudüs sevdası verilir
Bir kez daha yanıldım
Zaman var
Kaybedenlere inat
Bir kez daha yanıldım
Zaman var
Hiçbir zaman vazgeçmedim
İçimde hiç kuşku yoktu
Gecenin sessizliğindeyim
Kurguluyorum kafamdakileri
Yalnızlığın diğer adı olmak güzelmiş
Ya da yalnızlık oluyor diğer adım
Titrek bakışların hakim olduğu coğrafyada gülsen ya bana
Sırdaş olsak mavilerle
Beyazlar gülümsese
Ya da haybeden bir hikâye yazsak sonunda
Doğuda kadar masumane kederler,
Batıda kırmızı söylemlerini biriktirsem...




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!