Kederlere durmaksızın yenisi eklenedursun,
Baharların arasından gelir umut;
Belki bu yüzden halen yalnızlık...
Akşam kaldı geriye
Benimle...
Yoksa keşfeder miyim yeniden sabahları,
Anlamsız senfoniler biriktirsem sözlü keşmekeş zamanlarımda,
Benim hayallerim biraz mavimsi kalır.
Hanımeli kokusu gizli dar sokakta
Keyfiyata teselli
Yahut zamansız siyahlara kalırdı
Yeniden gülümseme mesaisi...
Hiç bir yalnızlık, anlamsızlık paradoksu ile sınırlı değil
Ve son gün doğumundan önce gelir bazen;
Saba makamında...
26.08.2015-ankara
Büyük bir cenaze evindeyiz,
Ülkeler dolusu toprak serper üzerimize gökyüzü,
Belki elem bize hep netice,
Ölüm yapayalnız son...
26.08.2015-ankara
Ağlamak gerekir bazen,
Yağmurlu gecelerin koynunda,
Zamane belli eder kendini;
Zaruret halidir vesselam,
Ağlamalı,
Ya da gülmek zor zanaat...
Yakutlarla bezenmiş geçmişteki tüm teselliler,
Muntazam bir yarının tam ortasında kimsesizlik belirtisi kat sayısı altında,
Gülümsemek var şimdi...
Ne güzel!
Ölüm dediğin aniden gelir
Ve şimdiden ve-aleykümselam.
Hâlbuki çocuk olmak güzeldir
Yoksa vaz mı geçmeliyim ondan?
Doğuda...
10 AĞUSTOS 2015
DOĞUBAYAZIT/AĞRI
Acıların çocuğu olarak büyütülmüş vaziyet-i ahvale sürülmüş birkaç çocuk kırıntısından ibaret kalmış şehir mahalleleri,
Ben acınası mahallenin kederli Arnavut kaldırımlı sokaklarına sürülen kenarı ince çöp kovasının yanı başında
Ve ben aynı kahvaltı sofrasına uyandırılmış karamsar genç...
Üç beş sokak çocuğu birleşiminden oluşmuş mahalle takımlarından japon kale oyuncuları çıkardı zamanında,
Kaybolmuş hüzünlü bir gün batımına nazır eve dönülürdü
Beyazlar kırmızılarının peşinden giderdi
Baharlar yaşanırken
Ama hiç bir beyaz
Bir ölümlünün kırmızısı olmadı...
10 AĞUSTOS 2015 DOĞUBAYAZIT




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!