Vazgeç gönül vazgeç bu sevdadan
Doğuştan kırıktır gönül sazımız bizim
Başka türkü çalmaz söylemez gazelden
Ta ezelden yanıktır bağrımız bizim.
Gönülden sevdiğim ela gözlü güzeldir
Duvarda kırık bir saat , masada eski mektup,
Gönül geçmişin yükünü meyhanede uyutup.
Yine hüzün yollarına körü körüne sapıp,
Bu gece dert ortağım olan tahta masaya geldim.
Şu garip tahta masa sığmıyor artık zamana
Gece kurşun gibidir, çöker sokağa;
Sokaklar sanki sağır, dilsiz bir boğa.
Kader ilmek atıyor bizli çağa;
Attığım her bir adım sana çıkar yâr.
İçimde bir sokak var, lambası sönük;
Sağı solu tanımam
Vurdumu penaltı gol.
İnanmasan geç kaleye.
Atarım totoştan gol.
Gol diyip geçme.
Anır eşeğim anır
Şeker kamışını verdim ağzına anır
Dudaklarında olmuş yapış yapış
Eşek eşeği yolda tanır.
engin topkan
Efkârım hüzünlerime olurken meze
İçerim zil zurna sabaha kadar keza
Say borcuna sevdamı verirken ceza
Taşımaz kahrını alıp verdiğin nefes.
Çaldığın kapılar düzden duvarsa
Birilerinin gelmesi için birilerinin gitmesi lazım
Hayatınızda görevi biten kişilerin gitmesine izin verin;
İzin verin ki tekâmül tamamlansın, ruhunuz yeni ufuklara yelken açsın...
ENGİN TOPKAN (25.03.2023)
Bal kaymak dudaklar al
Bak gözüme bu nasıl hal
Naz etme gel gönlümü al
Ortada bıraktın tek dal
Tek dalı çektim kutudan
Hangi boya kapatır ki yürekteki bu izi,
Hangi iklim avutur, söyle kuruyan denizi?
Bir fırça darbesi vur da siyahın tam üstüne,
Topla göğün küllerini, yaz tekrar ömrümüze.
Acı birikti dilde, söz sustu, renk kapkara,
Sükut et huzur doğar
Adam olmıyanı anma.
Türkürdüğünü yalama.
Tükürüğün seni boğar.
Ruh mezarda sükut bulur.




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!