Ummadığın taş yararmış başları
Çok sevdiğin kırarmış kalbini
Sevme demiş yaratan benden başkasını
Can çıkmayınca huy çıkmazmış, nefsin doğar seninle
Ancak belki, edersin terbiye
Mesafe koy, kötüyle arana
Bulaşmasın, sakın sana da,
Ölüm diye bir şey yoksa
Ruhlar mahşere kadar bizi bekleyecekse
Gidenler her şeyi görüyor ve duyuyorsa
İşte cennet işte cehennem penceresi
Dünya mı sessizleşti
Kulaklarım mı duymuyor
Fazla hassas oldum
Çocuklaşıyor muyum?
Sen kendine değer verir, özen gösterdiğinde
Hayat sana ikramda bulunur
Kendine verdiğin değeri, Yaratanına verdiğini, bilirsin
Ne nimetler sunulmuş, İnsanoğluna
Kaderine göredir huyun, kabiliyetin
Seni senden yönlendiren,
Verendir, gerekenleri gerektiği zaman
Tesadüfe yer yok hayatta
Bu nasıl bir tesadüftür?
Gül asırlardır gül, zeytin hep zeytin
Elma, cennetten gelme
Hayatına gerekenler çıkıyor karşına
Öğrenmen gerekenleri bildirmek için
Hayatına girenler görevleri bitince çıkıyor
Sonunda yalnız kalıyorsun
Tesadüf diye bir şey yok aslında
Hayatına girenler
Sana şekil vermek için girer
Eş dost akraba, kömürden elmasa
Tavus kuşu güzelliğinin farkında
Açar gösterişli yelpazesini, dolaşır haşmetle
Renkler canlanır, şekiller göz göz




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!