Eve geldim, merdivenleri çıktım, kapıya ulaştım. Anahtarı çevirdim, kapıyı açtım. Öyle bir râhiya çarptı ki şu ketûm suratıma, sanki bir ağacın sînesine çekilen tavşan gibi, hasat ayı için ürken bir bal arısı gibi. Oysa sadece ekmek yapmış.
Sadece ekmek dediğime bakmayın öyle güzel ekmek yapar ki, anlatsam burada bana söversiniz. Ekmeği yapardı, bir parça yer diğerlerini de komşulara ikram sunardık. Herkes her hafta sonu beklerdi onun muzlu ekmeğini.
Öyle sevdalar vardır, biter baslar;
Buruk tatlar vardır, ağızda şurup giden;
Bir aşka vuran güneş kolayca batmıyor.
Yanıyor bin kollu şamdanı, tutuşuyor
Ufkunuzda camları göksel konağının
Ve bir yaz aksamı buhurdan gibi tüten
Devamını Oku
Buruk tatlar vardır, ağızda şurup giden;
Bir aşka vuran güneş kolayca batmıyor.
Yanıyor bin kollu şamdanı, tutuşuyor
Ufkunuzda camları göksel konağının
Ve bir yaz aksamı buhurdan gibi tüten




Bu şiir ile ilgili 0 tane yorum bulunmakta