Bir varmış bir yokmuş
Tuz kurtlanmış, bal kokmuş
Zaman zaman içinde
Evvel zaman içinde
Bir gün bir gün bir çocuk
Masal masal içinde
Yüreğinde kırlangıç kanatları,
Ve gözlerin kan ter içinde,
Güneşin kavurduğu mermer sıcaklığı bütün bedeninde,
Odanda azrail sessizliği,
Orman yangınlarını söndüren kâğıttan gemilerin nerde?
atlar geçiyor dört nala kapımızın önünden
bütün evren çığlık çığlığa
ve sen Kays’ı Mecnun eden Leyla
bana sükutu anlat
kuş tüyü ellerini yüreğine koyarak
bir hüzün var içimde
nedensiz mi nedensiz
kalabalıklar içinde yalnızım
ve kimsesiz
bir sükût istiyorum
fırtınalar içinde
Serpilirdi gülüşün cihana
Ağlamaların kurşun
Yedek akçe gibi seni kıskandığıma bakma
Ülkende helva dağıtırdı sabahları güneş, annesiz çocuklara
Sen düşersin aklıma gecenin bittiği vakit
Ben bana yorgundum.
Kendime kırgındım.
Ben bana dargındım.
Bir bana dargındım.
Bir sokak lambası kadar başıboş,
Bir kitabı dokuyan utangaç bir kalem,
Yanık bir türkü kadar yalnızım.
Yüreğinin ayracında hangi merhamet tutacak beni
Issız bir ova, yetim bir nehir
Köprünün başındaki masum bir çocuktu hayallerim
Biliyorum korkarsın karanlıktan,
O yüzden mi ışıkları açık bıraktın?
Bir veda etseydin diyorsun bana
Sonsuzluğa dalmadan
Bir helallik alsaydın
soruyorum duvarlara
yok diyorlar senin için
eşiklere, kapılara, bahçendeki saksılara
soruyorum yok diyorlar
arıyorum köşe bucak
kokluyorum kucak kucak
Yorgunum,
Bu gün her günkünden biraz daha yorgunum
Çocukluğumda kayboldu topacım ve çemberim
Benim öcümü kim alacak senden, ben nereden bileyim




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!