Anne çocuktan önce ölürse, çocuk ölür
Çocuk anneden önce ölürse, anne ölür
Anne önce ölmemeli, çocuk yaşadığında
Ölüm kâğıdını verdi elime.
Ayrılık zehrini sürdü dilime
İşte o acı haber iki kelime
"Başın sağ olsun" dedi ve gitti
Buzlar eriyende değil kardaş,
Buralara karlar yağanda gel.
İstemem sensiz geçirmek kışı,
Zemheride yorganıma ayaz vuranda gel.
Karlar, mayıs çiçekleri açanda erir burada,
çöker gece karanlığı, çöker üzerime
ve soğuk ve ayaz ve sen düşersin aklıma
ısıtır gözlerin yüreğimi
ve gece karanlığı çöker üzerime
korkuyorum gözlerin nerde.
Çıkardım koynumdan gençliğimi astım duvara,
Yer kara, gök kara, bahtım kapkara,
Sanki ben gençliğimi değil, benliğimi astım duvara,
‘Geçti dost kervanı eyleme beni’ şarkısı yoruluyor dudaklarımda,
Ellerim kupkuru, kırış kırış, yaşlı mı yaşlı,
Ninemin devleri hep yedi başlı.
Ruh halim yalnızlığa her gün şiir yazarken,
Saatler mezarımı kazdı dakikalarda,
Saniyeler tık tık tüketirken zamanı,
Ve sen düştün aklıma yağmur oldu saçların,
Saçların dumanında aradım gençliğimi.
Neredesin ey aydınlık,
Neredesin tan ağartısı
Neredesin on yedinci yaşımın beni terk edişi
Ölüme meydan okumam, neredesin
Yüksek yüksek dağlara haykırışım
İte it derim artık,
Köpeğe yine köpek
Ne yalan dünkü yalan,
Ne gerçek bu gün gerçek
Karıştı gerçek yalan,
Bu zaman ahir zaman
1.
Ölümü kokluyorum bu şehirde,
Yalnızlığımın avuçlarında.
Gidiyorum bu şehirden
hep gitmek istediğim yerdi gitmek istediğim yer.
ne kimse görsün istedim,
ne de kimse gelsin ardımdan.
tek başıma gitmek istedim hep,
atıp ceketimi ve bütün yoksulluklarımı sırtımdan.




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!