Bir seher vakti ansızın
Öldü yaşlı adam
Son nefesini bırakarak
Nefsinin mirası dünyaya
Ağlayanının olmadığını
Kalbimde iki sessiz farklı duygu
Biri umut bir diğeri korku
Ben ikisinin arasında bir köprü
Bir ayağı sabır diğeri şükür
Başucumda iki ortak sevda
Ne kelimeler dillendirdi derdimizi
Ne de mısralara sığdı gözyaşımız
Mürekkep kurumuş
Kalem tükenmiş
Silgi biçare
Kirli sayfalar anlatıyor son halimizi
O kaçınılmaz ve önlenemez gün
Gelmiştir ansızın
Çakar bir anda
O en sarsıcı şimşek
Haber vermek için
Aşk bulutlara uçmaya benzer kızım
Kesilir ayakların bir anda yerden
Çiğ tanesi misali buhar olup uçarsın
Gönlün en şen en deli dolu günlerine
Cemreler düşmüştür mevsim bahar
Canım kızım; kimler üzdü seni
Gün ortasında da akşam olmayı
Göze alacak kadar…
Söyle kızım;
Kimler kırdı hevesini
Gölgenden
Bilmezdim hiç seni tanımadan önce
Aşkın daralan çıkmaz sokaklarını
Gözlerin dili nasıl susturduğunu
Dikenlerin su, gülün kor olduğunu
İnsan aşk uğruna iradesini yitirince
O kırılmış gururuma sesleniyorum
Kin öfke dolu geçmişime
İhanet eden bakışların
Gözlerimdeki ölü soğukluğuna
Yalnızlığın asi yalanına
Yoktur korkum geçmiş hatalarımın gölgesinin uzunluğundan
Darağacını, dostun fiskesine tercih eden Pir Sultan gibiyim
Yoktur korkum kara gözlü ceylan için dağ taş dolaşmaktan
Her köy çeşmesinde aşkı yudumlayan Karacaoğlan gibiyim
Umutsuz değilim dipsiz kör kuyularda merdiven bulmaktan
Kanatlarım kırılalı
Yıllar oldu küçük hanım
İnceden ince uçmayı
Düşüncelerime salma sakın
Küf tutmuş




-
Mehmet Faruk Ersoy
-
Ercan Vural
Tüm YorumlarTebrikler sevgili abim kalemine yüreğine sağlık.
Az sözle çok şeyi anlatma sanatı olan şiir... Duygularınızı yazıya döktüğünüz bu çalışmalardan dolayı tebrik ederim.