Ne zaman seni düşünsem
Kır çiçekleri açar gönlümde
Kuzular
Beyaza boyar dağları
Kar örtüsüne inat
Buzlar erir
Bulutlar yürür dağlara doğru
Döker gözyaşını ovaya doğru
Uyanır açar gözlerini yeryüzü
Damla değince toprağa doğru
Tohum gönlünü açar toprağa
Hüzünlü bir yolun ta ortasındayım
Dün harflere sığınan ben
Bugün notalarda sesini aradım
Sığamadın ne söze ne de şarkıya
Dolunayda kurulan hayallerim
Biliyorum bu hazan bu hüzün
Dinmeyen şu çile
Arifesidir
Yaşanacak ferah günlerin
Bekliyorum
İnşirahtan destekli umutlarla
Son demleridir bu ömrün
Nasıl yaşatırsan yaşat
Bilmez misin ki
Ömür elbisesinden
Son bir iplik kaldı
Dolunayı seviyorum diyorsun
Geceden kaçıyorsun
Yıldızları seviyorsun
Gökyüzünden kaçıyorsun
Yağmuru seviyorum diyorsun
Kalın bir taş duvar
Örse de aramıza
Şu karanlık gece
Yarın güneş
Berrak denizlerden
Bizim için doğacak
Güneşe siyah perde çekersin
Dolunayı gündüze süpürürsün
Karanlığa aldırmadan
Yıldızları sahneden indirirsin
Yetim bir çocuk bakar gözlerine
Beyaz bir papatya bahçesinde
Kaybettim memleketin yolunu
Şimdi
Çocuğuyum gurbet denen
Bu karanlık şehrin
Çekiç darbesine boyun bükmüş
Hüzünlü uzun bir gezintinin
İlk adımıdır atılan
Bir kar tanesi olarak
Payıma düşen
Gökyüzünden olmaktır şu an




-
Mehmet Faruk Ersoy
-
Ercan Vural
Tüm YorumlarTebrikler sevgili abim kalemine yüreğine sağlık.
Az sözle çok şeyi anlatma sanatı olan şiir... Duygularınızı yazıya döktüğünüz bu çalışmalardan dolayı tebrik ederim.