Hicran bakışlım, sürme beni daha fazla sarp yokuşlara,
Daha fazla uzatma sürgün yediğim yılları.
Ya al götür sen diye diye yitirmiş olduğum aklımı,
Ya da kır zincirlerini vazgeç boynumu büken inadından.
Hicran Sevdam! Bak artık nefesim tükendi,
Zaman geçtikçe hasretin de yüreğimde tepe tepe birikti.
HİKÂYENİN SONU
Benzer hayatların kahramanlarıyız herbirimiz.
Mekanlar ayrı olsa da, sahneler birbirine yakın aslında.
Hayaller, ümitler, planlar, kaygılar, telaşlar örtüşüyor, yaşantılarımız da.
Birgün herkes yaşlanacak meselâ,
Final ne zaman olacak bilmeden yol alırken,
Bu gökyüzü bu vatan için gülerek ölüme yürüyenleri,
Arkasına bakmadan göğsünü siper edenleri gördü.
Bayrağının kırmızına vurgun, ayına yıldızına aşık,
Ölümü önünü ilikleyerek karşılayan nice civanları gördü.
Bu gözler vatan millet sevgisiyle yaşayan nice kahramanları,
HUDUTSUZ SEVDA....
Tam kusurluydu sevda seferimiz.
Ne sevda bizim de hakkımız diyebilecek kadar özgürdük,
Ne de yok sayabileceğimiz bir girdaba düşmüştük.
Ama sevdaya kusur yükleyip gönül yankısı susturulur muydu?
Aşkın efsununa kapılmış gönül iflah olur muydu?
Acılar hayatın bir parçası Amennah.
Vefasızlığı nereye koyalım meselâ?
Sabırsa sabrettik, emekse verdik,
Kıymetin beş kuruş etmediği nankörlere ne demeli meselâ?
Her kahra, kedere, çileye eyvallah!
Gözyaşıyla geçen senelere eyvallah!
Acılar hayatın bir parçası Amennah.
Vefasızlığı nereye koyalım meselâ?
Sabırsa sabrettik, emekse verdik,
Kıymetin beş kuruş etmediği nankörlere ne ad koyalım meselâ?
Her kahra, kedere, çileye eyvallah!
Gözyaşıyla geçen senelere eyvallah!
Neden geç geldin ki bana?
Ömrümün baharı ziyan olmadan bulsaydın gönül evimi.
Eller dokunmadan sarıp sarmalasaydın,
Yüreğinde sakladığın gibi yanıbaşında tutsaydın beni.
Seninle başlayıp, seninle tamamlasaydıım,
Ömür yolculuğumu.
Bir gülümseme kondururum her sabah yüzüme,
Sanki içimde bin yıldır yanmıyormuş gibi yangınlar.
Kahkahalarım değer kalabalıklarda ki çehrelere,
Sanki içimde yatmıyormuş gibi sessiz mezarlıklar.
Gözlerim aralanırken her sabaha,
Nasıl bir inanmışlık Yarabbi,
Akıllara zarar vazgeçmek bilmiyor.
Nasıl bir sevda ki yaraları bini geçse de,
Bana mısın demiyor.
Nasıl bir gönül ki, ne laf kâr ediyor,
Ne de eyvallah diyor.
İkimizde yorgun düştük bu kaçak dövüşten.
Ne yüreğimiz yetti elimizi masaya vurmaya,
Ne de cesaretimiz vardı feleğin çarkını kırmaya.
Aşamadık önümüzde ki karlı dağları.
Geçemedik birbirimize uzanan yolları.




-
Erhan Tığlı
Tüm YorumlarŞiiriniz bol olsun
mutluluğa götüren yol olsun.
gönlünüz neşeyle dolsun