Dışarıdan Bakınca Şiiri - Huban Asena Özkan

Antoloji.com mobil uygulaması Şiirler, şairler, mesajlarınız ve gruplarınız telefonunuzda. iPhone ve Android için ücretsiz. Uygulamayı İndirİndir
Huban Asena Özkan
403

ŞİİR


15

TAKİPÇİ

Dışarıdan Bakınca

Dışarıdan bakınca nasıl görünüyorum bilmiyorum.
Belki biraz suskun belki dalgın,
Belki de her şeyi fazla büyüten o insanlardan biri gibi.

Ama ben biliyorum kendimi.
Ben,
Her sabah gözlerimi açtığımda
Gece boyunca içimde kimlerin öldüğünü saymadan kalkıyorum yataktan.
Yüzümü yıkıyorum.
Çünkü bazı dağılmalar suya gösterilmez.

Aynaya bakıyorum.
Karşımda hâlâ ben varım sanıyorum.
Aynı gözler aynı yüz aynı yarım gülümseme…
Ama insan kendini yüzünden değil,
En çok sustuğu yerden tanıyor.
Ben uzun zamandır hiçbir şey söylemeden
çok şey anlatıyorum.

Mesela bugün “iyiyim” dedim.
Bunu söylerken içimde bir çocuk
Duvara yaslanmış, dizlerini karnına çekmiş,
Kimse gelmesin diye nefesini tutuyordu.
Kimse görmedi.

Zaten kimse insanın içindeki gürültüyü görmüyor.
Herkes sessizliğine bakıyor.
“Ne kadar sakin,” diyorlar.
Sakin değilim.
Ben,
Düşmemek için kendini duvar sanan biriyim.
Bazen birinin “nasılsın?” demesi yetiyor
Bütün düzenim bozuluyor.

Çünkü o soru
Öylece sorulmuyor bana.
İçimde bir yere dokunuyor.
Kilitli, karanlık, kimsenin uğramadığı bir yere.

Orada yarım kalmış konuşmalar var.
Geri dönmeyen insanlar.
Gönderilmeyen mesajlar.
“Keşke” diye başlayan
Ve hiçbir yere varmayan cümleler.

Orada hâlâ bir kapının önünde bekliyorum.
Kimin kapısı olduğunu bilmiyorum artık.
Belki birinin, belki çocukluğumun,
Belki de kendime dönmenin.

Bazen kendime kızıyorum.
Bu kadar şeyi neden içimde tuttum diye.
Sonra düşünüyorum:
İnsan her yarasını anlatabilecek kadar güçlü değil.
Bazı acılar vardır, ağzından çıkarsa
Seni de beraberinde götürür.

Ben sustum.
Büyüdüğüm için değil;
Dağılırken kimseye yük olmamak için.

İşte dışarıdan bakınca böyle görünüyorum belki:
İşine giden, mesajlara cevap veren,
Araya bir şaka sıkıştıran,
Kalabalıkta kaybolmayan biri.

Ama kimse bilmiyor,
Ben eve döndüğümde
Ayakkabılarımı çıkarır çıkarmaz
Günün ağırlığını yere bıraktığımı.

Kimse bilmiyor, bazı geceler uyumuyorum.
Sadece gözlerimi kapatıp
İçimdeki enkazın başında sabaha kadar bekliyorum.

Bir yerden sonra insan ağlamıyor bile.
Sadece susuyor.
Öyle bir susuyor ki
Kalbinin attığını değil, çatladığını duyuyor.

Ama bak
Hâlâ buradayım.
Bütün bu dağınıklığın, bütün bu iç savaşın,
Bütün bu susmanın içinde
Hâlâ bir yerim hayata itiraz ediyor.
Hâlâ sabah oluyor ve ben kalkıyorum.
Hâlâ bir şarkı beni yerimden kaldırabiliyor.
Hâlâ birinin güzel bakışı
İçimde unuttuğum bir kapıyı aralıyor.

Demek ki tamamen bitmemişim.
Demek ki içimde kimsenin bilmediği küçük bir ışık var.
Ve ben artık
kendimi toplamak için
Başkasının gelmesini beklemeyeceğim.
Çünkü anladım:
Beni kimse kurtarmayacak.

Ama belki de mesele bu değil.
Belki insan
kendi enkazının altından çıkarken
Bir kurtarıcı değil, kendi ellerini buluyor.

Ben de bulacağım.
Bugün değilse yarın.
Yarın değilse bir başka sabah.
Ama bulacağım.

Ve bir gün bana dışarıdan bakan herkes
Aynı şeyi sanacak:
“Ne kadar güçlü biri.”

Bilmesinler.
Ben güçlü değildim.
Ben sadece, içimde her şey yıkılırken
Kapının dışına çıkmayı hiç bırakmadım.

Huban Asena Özkan
Kayıt Tarihi : 15.10.2026 22:02:00
Yıldız Yıldız Yıldız Yıldız Yıldız Şiiri Değerlendir
Yorumunuz 5 dakika içinde sitede görüntülenecektir.

Bu şiire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!