DİN ŞİİRLERİ

DİN ŞİİRLERİ

İbrahim Faik Bayav

-Çeviri doğru ise...-
Zaman denen hazneyi, bak fikriyle kim karmış!
Bak, düşünür bilinen, ne fikirler çıkarmış!
Doğruyu almış ele, çevirmiş sallayarak;
Şaşkınlık veren sözü, onun üstüne sarmış!


..

Devamını Oku
Tayfun Gökhan Soytan

Dört kitap,
Dört savaş,
Dört gözyaşı,
Dört düşmanlık,

Aynı dilde, din de olmasa da güler insanlar,
Aynı dilde, din de olmasa da ölür insanlar,
..

Devamını Oku
Eren Candan

sen ilk önce gönlümde açan bir fidan din sonra büyüdün öyle büyüdün ki bütün benliğimi kapaladin bir sarmaşik gibi esirin oldum senin sen bana sultan bende sana köle oldum
..

Devamını Oku
Navruz Kaplan

Biz bize bakarsak yobazlar türer
Cumuhurriyeti kurduk rahat ederken
Şaşırmış olsa gerek mutlu değiler
İstemiyor yobaz maksat cumuhurriyet

Layık devlet cumuhurriyet var karşında
Rahat yaşamayı istemez ki müslüman
..

Devamını Oku
Sefer Keskin

bana söyleyemediğin sözleri,
şarkılara mı söylettin...
bana sevgin tükenmişti madem,
neden beni özlettin...

yüzüme bakmaya yüzün yoksa eğer...
bir satır mektup yazabilir din...
..

Devamını Oku
Alaz Yağmur

Hırkamın sana takılı kalan ilmeğinde, açlıp uzadı yollar…
Yıllar önce hayatıma takılıp içimi söken sancılarım:
Dindi, ehlileşti; göz bebeklerinden ayak uçlarıma doğru akan dokunuşlarla.
Din /di, sevdanın hayati tanımı artık…
Ve sevişmek senle; ibadetin ta kendisi...
Eyy tanrımm!
Kutsa dokunuşlarınla beni
..

Devamını Oku
Mürsel Münevveroğlu

Her şey bozulduğu gibi bazı din adamlarının da bozulduğu gibime geliyor. Ne dersiniz siz de benim ile ayni fikirde misiniz?

ŞOVMEN DİN ADAMLARI

ŞİİR NO: 72 01-11-2014

Ben bu İŞ'e şaşıyorum, kendi adıma,
..

Devamını Oku
Rebbin Veliyev

Qə lbimə vurubsan böyük bir yara,
Könlümü çə kibsə n sə n yenə dara,
Qoymusan sevgimi soyuq mə zara,
Sə ni sevdiyimə peşman eylə din.

Yenə duyğulandım xə yala daldım,
Sə ni fikirlə şdim yadıma saldım,
..

Devamını Oku
Ali Nazım Başaran

Gök yarılmış bu topraklara düşmüş şeytan
toprak yarılmış,Meydanlara çıkmış,,cehennemdeki zebane...
Asıyor kesiyor biçiyor din adına,canlar alıyor
Ne din sayıyor
nede Allahtan korkuyor,

başımıza Azrail kesilmiş,
..

Devamını Oku
Cevdet Akbulut

Bir umudum dun sen aylara yıllara sünger gibi çektiğim
Sevincim din heyecanımdın
Dikenli yollarda yalın ayak koşarak geldiğim
Bir güvencem din hiç ama hiç beni bırakmaz dediğim
Hayatın beni kandırdığı sendin tek sevdiğim
Kendimden bile kıskanırken seni sendin ellere teslim ettiğim
Şimdi sızı sın içimde baş ağrısı gibi diş ağrısı gibisin yavaş yavaş erittiğin
..

Devamını Oku
Cevdet Akbulut

Bazen şaşırıyorum kendi kendime
nerede hata yaptîğımı bulamîyorum
seni düşünmekten alamıyorum kendimi
Ağlanacak halime gülüyorum işte
Hani sen benim tek vaz geçilmez im din
Ekmeğim din aşındım başımın belası sırda şımdın Paramparça olmuş yüreğime ilacımsın. Ah şu dünya bir ters dönseydi geçmişte yaşanmış lar geri getirseydi tabi ki ilk isteyeceğim sen sen olacaktın
Seninle sürünmeye razıyken kaybetmek çok koydu bana Şimdi ise keşkelerle süslediğim hayatımla yalnız alemlere akıyorum Sende beni duymadıktan sonra
..

Devamını Oku
Erdal Bekşen

Sabırla doğmamı bekledin
Doğmadan karnında sevdin
Azrail’le mücadele ettin
Çünkü sen annem din

Gece gündüz demedin
Her zaman nöbet bekledin
..

Devamını Oku
Mustafa Çelebi

AB ve ABD cuma hutbelerine karışıyor! Cuma hutbelerinde Ali Imran Suresinin 19uncu ayeti okunuyordu, şimdi okunmuyor! AB ve ABD bu ayetden rahatsız olmuşlar ve dolaysı ile Diyanetin bunu yasaklamasını istemişlerdir. Bizim Diyanetde, Dinler arası Dialog adına yasaklamıştır! Yani AB ve ABD cuma hutbelerinize kadar girmişler, siz ise bunu dinler arası diyalog adına hoş karşılamaya mecbur tutulmuşsunuzdur. Bazı cesur hocalar bu ayeti devam okuyorlar, ama resmi olarak bu ayeti hutbede okumak yasak! !

Ayetin tamamı şöyle:
Ali İmran Suresi 19 allah katında din İslam’dır.Kitap verilmiş olanlar, kendilerine ilim geldikten sonra, aralarındaki azgınlık/haset/hak tanımazlık yüzünden ihtilafa düştüler...Kim allah’ın ayetlerine nankörlük ederse, allah hesabı çabucak görecektir.

Bitabi Hıristiyan olan bir ülke, yani AB ve ABD bundan rahatsız olacaktır. Bu ayetden onların rahatsız olup olmamaları pekte umrumdaydı. Velhasıl beni sinir eden ve beni çileden çıkaran asıl husus, buna alet olan insanların ' MÜSLÜMANIM' diye ortada gezmeleridir! Utanmadan birde bunu ' Dinler arası Hoşgörü' için yapıyoruz demezlermi? ! Gelde çileden çıkma arkadaş.

..

Devamını Oku
Cahit Öztelli

Kışlanın önünde sıra söğütler
Oturmuş binbaşı asker öğütler
Yemen'e gidiyor babayiğitler

Ağlaman analar yine geliriz
Din millet yoluna kurban oluruz

..

Devamını Oku
Yunus Öztürk 1

Kâfirûn suresinde açık inancın sırrı
Hiç bir insan kabul etmez diyor başka dini
Biliriz istisnalar bozmaz genel kuralı
Kanıt değil mi din değiştirmenin zorluğu

Her insan içinde görebilir hakikâti
Genlerimizden aktarılmaktadır o yeti
..

Devamını Oku
Ali Kaya 2

öteleme-dışlama garip sırdaşı,
maveraya gitmek ister yoldaşı,
içerden dışarı mazlum haldaşı,
irticaya hükmetme budur,işte din bu,
açıklayamazsın bunu burjuva ile,
coğrafyadan mütevellit daire ile,
kafada verilen ayrık töz ile,
..

Devamını Oku
İbrahim Balcı

Ülkemiz,nispeten sukunet içerisinde geçirdiği birkaç yıldan sonra korkarım,yakın geçmişte yaşadığı şiddet dolu yıllardan daha uzun süreceğini sandığım,yeni bir terör dönemine ayak basmış durumdadır.

Korkarım ki bu yazı bilimsel/deneme türünden bir yazı olacaktır.Okumaya başlayanlara sabırlar dilerim.

Terör’ün tanımı,halk’ı korku ve yılgınlığa sürüklemek suretiyle.....amaçlıyarak,diye başlayıp sürer gider.Bu şekilde pek çok tanım üretebilirsiniz.Ama bu tanım terör’ündar tanımıdır.Geniş anlamıyla terör; kişi,topluluk grup ya da devlet’in belirgin (önceden belirlenmiş) bir amaca ulaşmak için şiddet gösterisine girişmesidir.
İki tanım arasındaki temel fark,dar anlamıyla terör’ün örgütlenmiş,siyasi bir nüve oluşturmuş insan toplulukları arasındaki ilişkileri deforme etmeye/yeniden üretmeye,oluşturmaya yönelmesi iken,geniş anlamıyla terör,tek tek bireyler ve devlet öncesi topluluklar arasındaki ilişkileri deforme etmeye/yeniden üretmeye yöneliktir.

..

Devamını Oku
Cigerxwîn

Şêrînê, şêrînê
_____Gulçîçek û nesrînê
_____________Rû sorgula evînê
____________________Ez dil didim mizgînê

Şêrînê, şêrînê
________Ez dîn kirim
..

Devamını Oku
Bayram Kaya

Kardeşleşme önce iki, sonrada birçok şehir devletlerinin hiç bilip tanımadığı bir yeni yaşam ve düzenleniş yükümüne sokmuştu. İç evlilik yasaklanmış. A şehri kızlarını B şehrine eş olarak veriyor, B şehri de kızlarını A şehrine eş olarak veriyordu. Bu eviriliş kan kardeşliği idi. Kardeşleşen toplumlar ittifakı ortaya çıkıyordu. Bugünkü bağlamda bir biyolojik kardeşlik değildi.

B şehrindeki tüm kadınlar, A şehrindeki erkeklerin karıları idiler. Doğal olarakta, A daki tüm kadınlar da B şehrindeki erkeklerin karısı oluyordu. B şehrinde doğan bir çocuk, eğer kız ise, ananın gelin geldiği yere A'ya gönderiliyordu. Yani ana yerli, ana soylu oluyordu. Sütannelikler ve sütanne kardeşlikleri oluşuyordu. Yani A toplumuna aitti. Böyle olunca bu kız artık B şehrine göre bir kadındı. Kendileri ile evlenilebilirdi, yani kendisini doğurtan babanın ve baba yerli erkek kardeşin karısı idi. Eğer doğan çocuk oğlan ise kadının gelin geldiği yerde kalıyordu, yani baba soylu idi. B' toplumunun aidi idi.

A şehrindeki insanlar, B şehrindeki insanlarla da kardeş olmuşlardır. Yani böylece iki şehir kardeşleşmiştir. Bu biyolojik kardeşlik değil, ama çok önemli barışa ve toplumsal evirilmeye atılmış çok büyük bir uygarlaşma adımıdır. A ve B kült şehirleri arasında birbirleri ile kan bağı kurmuş kardeşleşilmiştir. Bu ilişkilenişte, bu düzenlenişte, Ahlaki norm yasalar dayı ile yeğen, hala ile yeğen arasında cinsel ilişkiyi yasklıyordu.

A şehrindeki bir erkek B şehrindeki bir kadınla evlendiği zaman aynı zamanda kardeşi ile (kardeşleştiği, biyolojik olmayan) evlenmiştir. O zamanın kardeş kavramı böyle tanımlanıyordu. Aynı ana babadan doğmak bir kardeşlik değildi. Asla bu günkü kardeşin anlamını bildiğimiz gibi değildi. Toplumun bu ilişki biçimi zamanla da değişecekti elbet. Ama Tevrat'ın sayfalarına da, şimdi bizi şaşırtan bir deyişle geçecekti. İbrahim, kardeşim dediği, kardeşi olan Sara ile evli idi. Bu gayet normal ve ahlaki, o günün süren gelenek ve göreneğine uygun bir davranıştı.
..

Devamını Oku
Osman Erdoğmuş

HAYDİ BİRLİK OLALIM

Diyanet işleri başkanlığımız 1986 yılından beri kutladığı Camiler Haftasına, 2003 yılında Din Görevlilerini de ekleyerek “Camiler Ve Din Görevlileri Hahaftası” adı altında kutlamaya devan ediyor. Her yıl bir tema belirleyip bu konuyu o hafta bütün detayları ile işlemeye gayret ediyor.
İlk zamanlar cami bakım, onarım ve temizliğini baz alan bu uygulama bir nevi genişletilerek devam ediyor. Gayretlerini takdirle karşılıyor, başarılarının da devamını temenni ediyorum.
Ama asıl üzerinde durulması gereken camilerimizi ziynetsiz, süssüz ve ışıksız bırakmamak. Camilerimiz her ne kadar dışı gözümüze ve içi gönlümüze hitap etse de; asıl amaç cemaat olmalıdır.
Ne kadar şaşaalı ve debdebeli olura olsun, cemaatsiz cami ruhsuz bir insana benzer. Kartondan aslan gibidir. Görüntüsü muhteşemdir ama bir çocuğu dahi korkutacak ruhu yoktur. Camilerimize tekrar o ruhu vermek, içini doldurmak istiyorsak cami ile cemaatin arasını düzeltmeliyiz. Madem müslüman bir ülkede yaşıyoruz, beldemizde, mahallemizde, köyümüzde, mezramızda da camiler mevcut. Bunları şenlendirmeli, sadece namaz kılınan mekanlar değil, müslümanın cazibe merkezi haline getirmeliyiz.
İnsanlık onurunu yüceltecek, baş döndüren hayatın stresinden kurtaracak, güzel ahlakını kişilik haline getirecek kitaplarla camilerimizin bir odasını kütüphaneyeye çevirmeli; yine haftanın belirli gün ve geceleri tevsir, akait, fıkıh ve siyer gibi derslerle daha bir işler hale getirmeliyiz.
..

Devamını Oku