İnsanlar konuşur;
her yalanın bir yerinde
karakterlerinden kopmuş
bir parmak izi kalır...
Kimi,
kelimelerini karşısındakine göre konuşur;
kimi her cümlesinde
başkasının yüzüne uygun
bir maske ile bakar...
İtirazlar başladığında
yüzler gerilir...
Ve insan,
kendi sesinin altında ezdiği
o ince ayrıntıyı unutur:
Söz, ağızdan çıkınca
sahibini terk etmez...
Hakaret,
hakikatin belgesi değil;
insanın kendi karanlığına
verdiği noter mührüdür...
Nezaket,
karakterin görünmeyen mürekkebi;
kabalık,
insanın kendi adını
itibarının üzerinden
kazıyarak yazması...
Bazıları
başkasının sesini kısmayı
haklılığın delili sanır...
Oysa her susturulan itiraz,
susturanın dosyasına
kara bir sayfa ekler...
Ben artık
cümlelerin ne söylediğine değil,
hangi niyetten söylendiğine bakıyorum...
Çünkü insan
kendini anlatırken
kelimelerine elbise giydirebilir;
ama öfke,
en gizli yerinden
astarını dışarı çıkarır...
Ve geriye
ne savunduğu kalır
ne de kendine yakıştırdığı o insan...
Yalnızca
kendi sesinden alınmış
bir karakter örneği kalır...
Yalnızca
İmzası kendisine ait,
inkârı geçersiz bir insan kalır...
Ali TAŞKALE
19 Ekim 2026
Kayıt Tarihi : 19.10.2026 18:22:00
Şiiri Değerlendir
© Bu şiirin her türlü telif hakkı şairin kendisine ve / veya temsilcilerine aittir.




Bu şiire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!