Yıldızlar cennetinde parlıyordu inci
Cennetin yıldızlarına ağlıyordu
Nedenini niçinini hiç bilmiyordu
Anlatsalar da anlamıyordu
Anlatılsa da dinlemiyordu
İki yıldız, kardeş yıldız, kankardeş yıldız
Kaydılar güneşin olmadığı vakitte
Belirdiler en son aydınlık geçitte
Ve gittiler sessizce,ne yazıyorsa ahitte
İki Candaş, iki cansızdaş, arkadaş
Yine denize ağladım
Denizden dalgalara ağladım
Akşam kızıllığına yas bağladım
Hüngür hüngür...
Yine maviye kaldım
Bu şehirde herkes kırgındı şiire
Küs, dargındı şaire
Sözcükler şehrin parke taşlarına
Sıkışıp soluksuz kalıyordu
Sadece yoksul caddelerde cümleler
Yoksun,nerelerdesin,kımlerlesın?
Bılmıyorum ama; sen hep benim özlemlerimdesin.
Ama eskısı kadar parlak gözükmüyor
Deniz dağların ardından.
Eskısı kadar derin bakmıyor gözlerin,
Yüreğim kadar içten değil yüreğin,
Sana göre
Yoksa bir gökyüzü yok
Yoksa yıldızlar ve ay yok
Yoksa bir sen yoksun
Yoksa bir şey yok
Sessizliğin sesine anlattım hep sırlarımı
Sessizce fısıldadım küçük harflerle
Sensizliğin sesini dinleye dinleye
Bazen de acı içinde
İnleye inleye...
Sana kullanılmamış
Bir gök getirince
Sen Saftın, çocuktun
Çocuklar bilmezdi göğün rengini
Bana kocaman
Sözcüklerin canını alıyordu şiir
Sözlerin kanını emiyordu şair
Cümlelerin kangren uzuvlarında
Bir sevgi yolu arıyordu kalbe giden
Hayata,dünyaya, yaşama dair
Şimdi bir mutluluk çiçeği açar
Sevgi bahçesinde
Sonra mis gibi bahar kokusu
Belirir nefesinde
Gülücüklü aşktır güller içinde




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!