Hevesler yüksek yüksek vadiler gibi
Ayrıldığında açar içimde dikenli kadife kırmızı
Cemre cemre düşersin içime bahar bahar
Enginlerimde açar renk renk gökkuşağı çiçeklerin
Rıhtımında bekleyen son yolcusuyumdur aşkın.
Özgürlüğün martı kanatları vardı
Sürekli maviliğine, özgürlüğe kanat çırpardı
Korkaklar hemen sevgiden kaçardı
Kıskançlıktan olsa gerek
Hep göğe kaşlarını çatıp da bakardı
Hey gidi sevgi bağı, kördüğüm
Hey gidi ateş ocağı, kor düğüm
Yıllar, yüzümüze fırça binbir renk tonunu çaldı
Senin ay yüzünü benim de saf sevgimi aldı
Nefretin şerbeti tüketti
Bu yıllanmış şarabı
Bir yudumluk bile kalmadı
Herkesin bir beklentisi vardı
Ama yüreğim en beklentisizine vardı
Gece, öksürdü yine
Tüm insanlığın yüzüne
Tüm insanların hüznünü
Öksürür mü deme!
Öksürür, öksürür hem de
Kapıda bir ümit bekler
Gece yarısından sabaha
Sevgiye ufuk olur
Korkağa zıll
Şafak yıldırımları
Senden ıssız bir kapı araladım kendime
Artık çok çok ağır gelmiştin kişilik bendime
İçimde bir kader kemendi
ezelden ebede uzanır
Sarar her nefesimi
Herkesin bir labirent köşesi vardı hayatta
Sen yıllar sonra sanat köşene yerleştin
Bense senden en uzak köşeye
Mutluluk, ev köşemde yer ettim.
Sen yıllar sonra geldin orta köşeye
Şimdi savrulup gidiyoruz
Zaman tozuyla
Bir bilinmeyene
Tutku galaksisine
Dolanan hayatın
Yine sensizliğin
Kimsesizliğin
Kapısına vardım
Yine kaybetmişliğin, hiçliğin
Kapısına dayandım




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!