Devşirme acılardan bahsetmiştim sizlere, iki yanaklı devşirme
acılar. Pusulardan viranelere yatmış iki saat dilimindeki ölümsüz
acılar. Çaresi vardır; lakin çaresi yoktur. Çare diye önüme dünden
kalan yarınlar sermişler, umudumu iki paralık etmişler. İşte bu acı-
lar, yol bilmez yordam bilmez acılar...
Sırf güzellik olsun diye dermana baş koymuş acının mahşerin-
deki çocukmuşum, öyle dediler. Vaktiyle güneşin gölgesi görünür-
müş başımın ucunda. Şimdilerde ise olur olmaz ahmak ve serseri
gölgelerin içindeyim. İki yanım perçinlenmiş acılardan mustarip.
Dertten mustarip değilim, acıdan! Hayır, efendiler hayır, dert de
benimdir derman da siz acılara çare bulun!
Evvel zaman içinde dilimin ucuna kör bıçaklar vurdular. Kör
kaldım, dilsiz kalmam yetmemişti. Görmeyen gözlerim vardı, as-
lında yoktu. Anlayın işte, görgüsüz bir beyefendiyim ben! Bu satır-
lar, aklımın tırmandığı zemheri yıllar, zifiri karanlıklar! Bu satırlar,
aklımın kaybolduğu çıkar sokaklar, gözden ırak gönülden çorak
ülkeler.
Dilsiz kalmaktan bahsetmiştim size, dilsiz kalmam yetmemişti
demiştim size... Sebep mi? Kapanıp açılan çağlar ve değişen insan-
lar! Dilsiz kalmam yetmemişti; çünkü sükût, altın kadar değerli
değildi artık!
Kayıt Tarihi : 13.10.2026 17:11:00
Şiiri Değerlendir
© Bu şiirin her türlü telif hakkı şairin kendisine ve / veya temsilcilerine aittir.




Bu şiire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!