Fırat Şan Şiirleri - Şair Fırat Şan

Kars’ın Tekneli köyünde doğup büyüyen, çocukluk yıllarında Yunus Emre Kur'an Kursu’nda Arapçanın zengin dünyasıyla tanışan bir kelam araştırmacısı ve yazar. Eğitim yolculuğunu Ankara İlahiyat Fakültesi’nden mezun olarak taçlandırdı, ardından Amasya Üniversitesi Sosyal Bilimler Enstitüsü Kelam Ana Bilim Dalı’nda yüksek lisansını tamamladı."Bu Başka Serzeniş" ve "Denemeler" isimli iki kitabın yazarı olarak kelimelerin gücüne inanan; şu anda Aksaray merkezde din görevlisi olarak hizmet veren iki çocuk babası.

Fırat Şan

Ağlamak istiyorum;
Pencereden duymasın kimse beni,
Avludan gelen ayak sesleri.

Ağlamak istiyorum;
Görmesin kimse yaşlı gözlerimi,

Devamını Oku
Fırat Şan

Sendeki şey öyle her şey gibi değil işte;
Kelimeler tekrarlanmıyor sende,
Yemyeşil dal kurumuyor sende
Yeni olan şey eskimiyor sende,
Başladığım an bitmiyor sende…!

Devamını Oku
Fırat Şan

Çekiliyor sineme özlediğim, andığım, aklıma taktığım, adını andığım, sabah uyandığım, akşam ısmarladığım, gün içinde kapandığım, gece yarısı açıldığım, yolda rastladığım, yolu kapattığım, güneşe astığım, yıldızlara taktığım, ayın on dördü saydığım, aklında dimağım, çehresinde hayranlığım, dilinde ahmaklığım, dilimde aşk sanığım, karşımda tutanağım, arkamda kanlı elmasım ve ben yirmi dört yerimden kalkıyorum ayağa, haykırmak için saat geç ve içimde tarifsiz ve ahmakça ve arsızca ve akılsızca ve aldırmayan ve kulağı duymayan bir dahi ve uşaklığımı yapıyor, ağzımdan laf alıyor, aklımı mıhlıyor, dilime bal sürüyor, ellerimi bağlıyor ve arkamdan vuruyor ve ben fark etmemiş, akletmemiş, işi bilmemiş ve dahi işten gelmemiş, çaresi tükenmiş, çehresi çürümüş ve gözleri görmemiş vaziyetteyim ve üstümde kükürt kokusunda hâllice bir gök kurusu, altımda taban fiyatlarının kaydırması, ruhumda aydınlığın karanlığa kulak kabartması, karşımda göğe yükselen merdivenlerin kırık basamağı, ellerimde barış güvercininin bomboş beyazlığı ve etrafımdaki her şey, herkes sorgu sualin içinde, yeşilin sünnetinde, siyahın çilesinde, beyazın sözünde, pembenin cilvesinde, mavinin ezgisinde ve kırmızının bir Kürt sevgisinde ve sonra pimi çekilmiş bombaların sesi, ölülerin sesi, dirilerin sessizliği, yaralı iki gözün kertmesi, ayakların incinmiş sesi, kolların zincir kesesi, bileklerin kelepçesi ve akıl tutulması bu; çünkü çilenin bir iç sesi var meydanda, gürül gürül akıyor karanlığa, aydınlıktan eser yok ve kar beyazı bir ölüm ilerliyor ve güneş ölüyor az sonra ve gün ölüyor az sonra ve dirilen koca bir karanlık, simsiyah bir karanlık, gölgesi acının ikiye katlanmış hâli, çehresi yemyeşil bir dalın çürük meyveleri, ayakları kara suların susuz çeşmesi ve irkiliverir yerinden bir ses, dirilir yeniden iki el, açılır derinden dört göz, yürür ölü güneşlere doğru kara sular çeşmesi ve elinde ömrünün kendisine biçilmiş payesi, geçmiş tüm ömrünün sığmayan karesi, sütü bozuk çocukların annesi, dili tutulmuşların dert hengâmesi, duvarların üstüne üstüne geldiği saatlerin son saniyesi ve daha sonra ve hatta çok daha sonra iki yapraklı bir ağacın kesilmesi, ortasında kök seslerinin inci tanesi ve yerde ölümsüzlerin ikilemde kalmış yarım nefesleri ve haklıların ve hatta mazlumların gönlündeki kırık camların ilk harfi ve hatta haksızların naralarındaki o kırmızı eylemleri ve biz ve ben ve hepimiz bu karanlık eylemlerin içinde, içimizdeki aşk sandığımız şeytanın yüzüne gülüyoruz ve sonra ölüyoruz, öldükten sonra özlüyoruz, bir daha dirilmemek adına bininci kez ölüyoruz!

Devamını Oku
Fırat Şan

Olmayan aklıma geliyorsun, akıllanıyorum…

Devamını Oku
Fırat Şan

İçimden gidiyorum bugün, içimdekinden gidiyorum. Serzenişlerimin aslı astarı kalmadı, içimde idamlar düzüyorum. Bana sorarsanız diye başladığım onca sözün hiçbirinde sorgulanmadım. İçimde benden habersiz bir iç yaşıyor, o beni öldürüyor gibi sanki. Korkularla büyüyor içimdeki ölümler, içimdeki idamlar, içimdeki sorgular! Bugün ben bir kez daha öldürdüm beni, içimdeki içi! Korkuyla büyüyen şu içsizliğin karşısında bir başıma, karşısında tek başıma. Bana sorarsanız iki kişi büyüyoruz hep, bir kişi ölüyoruz. Dedim ya bana sorarsanız…

Devamını Oku
Fırat Şan

Sevgili Okur,

Sevgiyle oku demiştim ya sana, çünkü ucundan biraz sevgisizlik yaşıyorum ömrümün küçük bir kıyısında. Vaktiyle bir sualin mecmuasıydım, şimdilerde aradığım her cevabın ortasındayım. Basit görünümlü bir aynadayım, kırılan bir gönlün yarım tahtındayım. Tekdüzeliğimi abarttım! Ahaliye ilan edin, yolun yarısında öylece kalakaldım. Gülüşmeler kol gezebilir artık ardımdan, ben bu sabah aklımı kaçırdım...

Sevgili Okur,

Devamını Oku
Fırat Şan

Cam kenarı gibiydin sen;
Ya muhakkak özlüyordum seni,
Yahut muhakkak yolcu ediyordum…

Devamını Oku
Fırat Şan

Yıkıntımın kurucu üyesiyim;

Yıkıldıkça işsiz kalıyorum!

Devamını Oku
Fırat Şan

Çarpık ruh iki düzlemde gerçekleştirir ölümünü;
Biri sevilmeyen düzlükte diğeri pembe gözlükte.

Devamını Oku
Fırat Şan

Savaş alanına döndü duygularım
İstilası gönülsüz insanlara kaldı
Ganimet saymazlar seni aymaz yüreğim
Cesedeni aramak yine bana kaldı

Fermanını ben çıkardım savaşın

Devamını Oku