Senin gittiğin gün
Hayatla bağım koptu
Kırıldı köprü, kırıldı yüreğim
Genç yaşta soldu ömrüm
Hele gelin görün Ardahanı
Yayıkta için köpüklü ayranı
Kışı soğuk sıcaktır insanı
Yüreğe işler unutmayız Ardahanı
Hele gelin görün Ardahanı
Açın pencerenizi sonuna kadar
Soluklansın, ruhunuzu sarsın bahar
Gelincik bahçelerinde çiçekler al al
Sevdasıyla gözümde tüter o yar
Umudumu senin olduğun
Yere gizledim
Gelmesende,özlemesende
Yarınında beni istemesende
Umutla bekledim seni...
Ayrılıklara/terk edişlere kalkan
Kadeh sarhoşluğuna benzer gerçeklerin acısı
Öyle ki, acıdan baygın düşersin ama ölmezsin
Siz beni enkaz altında bırakmakla öylesine meşguldünüz ki
Dostun başı dertte olunca;
sırasını almadığın sürece; bu çark böyle döner.
sen kendi babana gövenmediğin sürece;
bu çark böyle döner.
kendi kuyunu senin dostun kazıdığı sürece;
bu çark böyle döner.
Bazen bile bile yıkarsınız umutları
çünkü çaresizlik içinizi kemirir büyümesini istemezsiniz, beklersiniz
ve bazen umut ansızın doğar
Bazen bile bile yıkarsınız umutları
çünkü çaresizlik içinizi kemirir büyümesini istemezsiniz, beklersiniz
ve bazen umut ansızın doğar
Sömürünün balon gücünü
Emekçinin teri söndürür
İş veren tutmalı sözünü
Umutlar yüzünü güldürür
Umut Lazım
Sadece ”Haziran'da mı ölmek zordur?” üstad!
Ya Eylül! Eylül nasıl geçer dar ağacın yağlı urganından?
Aralık'ta açılmadı mı zindanlar ardına kadar?
Nazım Hikmet’in şiirlerine yasak gelmedi mi?




-
Halil Doğan
Tüm YorumlarKalemine yüreğine sağlık...