Bir düş kurarız elele
Öyle gerçektir ki
Öyle çoğaltırız ki sevgimizi
Alem alkışa durur
bir dirhem tohum düşer toprağa
boy verir denine bir damla yağmur
evren yalın uyumuyla can verir
yıkık kentlere
Düşerim ve düştüğüm yerde
Toprağın kokusunu içime çekerim.
Allarım, pullarım, en siyah resmi bile
Gökkuşağı rengine boyarım, kime ne?
Palazlanan yalan düşüncelerin ardında
Utançla gizlediğim gerçeklerim duruyordu.
Her uzvumla ayrı bireyler anlatıyorum belki
Yüzüm gülmese de, tebessüm ediyorum
Güzel düşünceler barındırıyorum/Umut ediyorum
Çocuklar düşlüyorum /Barış’a koşan çocuklar
Eksikleri muhakkak vardır hayatında
Düşlerinden öpüyorum
Madem hava soğuk gün yorgun öyleyse içini sıcak tut
Öp bir serçenin dudağından
Yarın bahara açacak yaşam kapılarını
Uçuracağız işte o zaman en uzun kuyruklu uçurtmayı
Dünyanın seyrindeyim
Biliyor musun sevgili Frida;
Bende senin gibi acılarımın üstüne şiirler yazıyorum, herkes beni çok mutlu bir şair zannediyor...
Oysa ben de, çoğu kez ölümlü dünyanın boşluğuna düşüyorum.
Anlamını yitirmiş yaşamın çarkından geçerek, un-ufak ediliyor kemiklerim.
DÜNYA YOLCULUĞU
Gamzesinde gizli bin bir dünya saklayan
Düşlediği dünyayı kendi rengine boyayan
Acıların üzerine mutlulukları bağlayan
Lokmaları çaldı bilmedi haram
Yatı, katı oldu doymadı çalan
İnsana eğildim kanadı yaram
Olsa da sarayın bu dünya yalan
DİNLE BENİ KADIN/ADAM
Son defa dinle beni adam
Bana geldiğin o ilk günü
Yalansız, çırılçıplak düşün...
Düşün ki pişmanlıkların
Ciğerim yanıyor / ateşi harlı
Kalem kara yazdı / silinmez yazım
Lâl oldu dillerim / mühürlü kaldı
Yaram kabuk tutmaz / dinmez ah sızım




-
Halil Doğan
Tüm YorumlarKalemine yüreğine sağlık...