Haklı sensin, doğru sensin öyle mi?
Başkasının hakkı nerde? De hele.
Adalet dağıtmak sence böyle mi?
Konu-komşu hakkı nerde? De hele.
Menfaatin olan şeye “he” dersin,
El âleme “zıkkım kökü ye” dersin
Bu dünya hoş, ya ahrete ne dersin?
Yetim-öksüz hakkı nerde? De hele.
Dede malı, seninmiş karşı dağlar,
Baba mirasıymış görünen bağlar,
Akrabalar lanet okur, kan ağlar,
Bacı-kardeş hakkı nerde? De hele.
Haklı sensin, çıkarına yağarsın,
Çalıp-çırpıp, malı-mülkü yığarsın,
Hadi söyle, kabre nasıl sığarsın?
Devlet-kamu hakkı nerde? De hele.
Bir hatırla, kabrindeki kümbeti,
Ara-sıra olsa da, yap empati,
Halk içinde kazanırsın sempati,
Bu anlayış sende var mı? De hele.
(ARALIK 2008)
Sezayi TuğlaKayıt Tarihi : 30.10.2012 16:58:00





© Bu şiirin her türlü telif hakkı şairin kendisine ve / veya temsilcilerine aittir.
ÇİFT GÖZLÜK Nasıl ki bazı insanlarda hastalık hastalığı vardır ya, aynen onun gibi birçoğumuzda da sağlamlık ve doğruluk hastalığı vardır. “Buda nereden icabetti şimdi? ” diyeceksiniz belki. Ama maalesef bu hastalığın bizlerde mevcut olduğu inancını taşımaktayım hiç tereddütsüz. Yargılamayı ve mahkûm etmeyi o kadar çok seviyoruz ki, görüşlerimizin tasdik edilerek kabul görmesini, mucidi olan bizlerin de çevremiz tarafından alkış yağmuruna tutulmasını nefsî olarak beklemekteyiz adeta. Ben bu davranışlarımızı “sağlamlık ve doğruluk hastalığı” olarak irdelemek istiyorum biraz. Yanımızda çift gözlük taşımamızı öngörüyorum ve öneriyorum. Bu yolu izleyecek olursak daha hoşgörülü ve sevecen bir yapıya sahip oluruz zannedersem. Birçoğumuz yaş ilerledikçe, görmede bazı problemler yaşar. Hayatın gerçeklerinden birisidir sadece. İlgili bir kuruluşa uğrayarak problemimizi çözme yollarını ararız. Neticede çeşitli tıbbi araştırmalardan sonra yakın, uzak, dinlendirici, okuma gibi bazı gözlükler kullanmamız tavsiye edilir uzmanlarca. Okuma gözlüğüyle caddedeki tabela ve levhaları okumaya kalkışırsak, oldukça zorlandığımızı fark ederiz. Ya gözlüğümüzü gözümüzden çıkarıp çıplak gözle bakarız, ya da gözlüğümüzü değiştiririz. Yani, gözlerimize ortam değiştirtiriz daha iyi ve net görmek için. Gelmek istediğim nokta, niçin aynı uygulamayı fikir ve görüşlerimizde de uygulamıyoruz acaba? (Uygulayanlar için sözüm yok.) Yukarıda belirttiğim hastalığa (inkâr etsek de) sahip olduğumuzun emarelerini görmemezlikten gelmeyelim lütfen. Evet, kendimizi düşünmek öncelikli hakkımız belki. Ama gözlük değiştirerek muhatabımızın gözüyle de bakalım olaylara. Empati yapalım, özeleştiri yapalım, kendimizi de sorgulayalım sık sık. Bu uygulamayı nefsimizde yaptığımızda iticiliklerin, uzaklaşmaların, dedikoduların, çekememezliklerin veya benzeri birçok problemin sihirli bir el tarafından silindiğini görürüz kesinlikle. Belki ufak tefek bazı iz ve lekelerle karşılaşırız hayatımızda. “O kadarcık kusur, kadı kızında da olur” derler hani. Böyle algılamaya ne dersiniz? Gelin bu hastalığımızı kabullenelim ve yanımızda nefsi tedavi edecek çift gözlük taşıyalım.

Bu şiire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!