Kışın ölürsem bulayın beni karlara
Yada ölürsem bir ilkbaharda
Yatırın salınan mis kokulu akasyalara
Adımı verin kalsın karşı dağlara
Yıkayın bedenimi nehrin serin sularında
Masalımı yazın uzatın penceremden
Zalimler affetmeyi bilseydi
Bu kadar çok mezar olmazdı
Seven vazgeçebilseydi
Sokaklarda bu kadar kırık kalp dolaşmazdı
Odanın müebbet sessizliğine
Mühür olsun gülüşün
Bırak bu gülüşünle doyasıya seveyim seni
Yüreğim sana doysun
Biraz güneşin olsun kalbini ısıtan
Yada bir şarkın olsun dudaklarda
Birde yüreğin sevdan için çırpınan
Yaşama için geçerli bir amacın
Başarman için de bir tutkun olsun
Ama dikkat et tutkun hastalığın olmasın
Gök susarsa, taşın kalbinden damlatırım ben hayatı
Kırık aynalarda sabırla gönlümü çoğaltırım
Her parçam başka bir hasretle tutuşurken
Ben duanın gücüne sığınır susarım
Zaman herşeyi alır
Ama alışmak zor iştir
O da zaman alır
Özlemek çok güzeldir
Ama beklemek zor iştir
Kavuşmak ise dert alandır
Aldanma dünyanın ışıltılarına
Ne volkan nede gökteki yıldız
Semada ilelebet parlamaz
Her şeyin bir vakt-i kerehati vardır
Vaktinden önce güneş bile doğmaz
Zaman kimseyi beklemez
Sen geleceği yere kadar getirdin bu işi
Gerisi artık onun tasarrufu kendi işi
O seni kaybetmek için oyun kuruyorsa kursun
Bilmiyormuş gibi davran bırak o kazansın
Akıp giden kıymetli zamanı kaçırdık
Onunla gençlikte sorun yaşamıştık
Zaman artık bize gelmiyorsa
Biz zamana gidelim be derviş
Sevmek bir fidanın büyümesiyle
Bir kuşun kanat çırpması arasına
Sıkıştırılmış o değerli zamanın adıdır
Biz bu geçen zamanı hiç iyi kullanamadık
Birbirimize yeterli ilgide geç kaldık
Sen çıkıp gittin bu şehirden




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!