Yeterince geç kaldım ben aşka
Bir türlü sevdiğimi anlatamadım
Elin oğlu kalkmış şiirini yazmış
Neden ben hiç akıl edemedim
Kırmızı gülün çiğleri
Düşünce dolgun dudaklara
Sevdalı yürekler kabarırdı
Yılgın gurbet akşamlarında
Yağmur damlaları can suyu
Daha baştan kestirip atma olmaz deme
Gözün yemesede mümkündür demelisin
Her bir şeyin mutlaka bir vakti var bilmelisin
Umutlanma mümkün olmaz ilk deneyişinde
Biz Kars’lılar kışı severiz
Kış olunca kıymete bineriz
Yoksa ne arayan olur neden soran
Kimselerin haberi olmadan
Gelecekte umut olduğu kadar
Geçmişte de kayıp vardır
Hatıralar gözümün önünden geçiyor
Şu kayalara çarpan çelik halat gibi
Hırçın ve çakmak çakmak
İçinden kıvılcımlar saçarak
Kifayetsiz göç arzusu saman yoluna zor ulaşır
Riyadan sakınan yürek ise hakikate yaklaşır
Yüzde yarım kalmış bir tebessümün gölgesi,
Firdevs cennetinden bir gülüşle karşılaşır
Ufukta güneş batıyor işte
Bir gün daha yoksun ay ömrüm
Son kara tren de geldi
Bagajını alanlar ayrılıyor
Sevdiğini bulanlar kucaklaşıyor
Garibanın karşılayanı bile olmuyor
Seveceksen
Öyle bir zamanda seveceksin ki
Gündüzünde de gecende de
Hep o parlasın
Seveceksen
Öyle bir zamanda seveceksin ki
Gündüzünde de gecende de
Hep o parlasın
Kaba saba bir ruh dünyasına doğru savrulan hayatın
Eline batan odunsu bir kıymık parçası olmakta varmış
Küçük ama çok can yakıcı bir o kadar da
Dikkat çeken olmak da işe yarar bir şeymiş




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!