Çölün Ortasında Bir Çığlık
Çorak bir toprak,
Kavurucu bir güneş,
Ve susuzluk...
Susuzluk ki,
Ciğerleri dağlayan,
Dudakları çatlatan,
Gözyaşını bile kurutan bir ateş.
Kerbelâ...
İsmini duymak bile yakar yüreği,
Her harfinde bir çığlık,
Her hecesinde bir gözyaşı saklı.
Hüseyin duruyor orada,
Dedesinin torunu,
Ali ile Fatıma'nın gözbebeği,
Cennet gençlerinin efendisi,
Ama yapayalnız.
II. Dede Sevgisi ve O Acı Kehanet
Bir gün dedesi onu kucağına aldı,
Okşadı başını, kokladı kokusunu.
Gözlerinden yaşlar süzüldü,
Sordular: "Neden ağlıyorsun Ya Resul?"
"Bu oğlumun başına gelecek zulmü görüyorum" dedi,
"Bu oğlum susuz kalacak,
Bu oğlum yalnız bırakılacak,
Bu oğlum şehit edilecek."
O gün akan gözyaşları,
Kerbelâ'da sel oldu.
O gün öpülen o nur yanak,
Kerbelâ'da kan içinde kaldı.
Peygamber bilirdi torununun çekeceğini,
Ama sevgisini esirgemedi,
Tam tersine, daha çok sevdi,
Sarıldı, okşadı, dua etti.
"Ben onu seviyorum" dedi,
"Allah'ım sen de sev onu,
Sevenlerini sev,
Ve onu ve sevenlerini koru."
III. O Sabah Kerbelâ'da
O sabah güneş acımasızdı,
Çölün ortasında kavruldu yürekler.
Fırat nehri oradaydı,
Ama bir damla su haramdı Hüseyin'e.
Susuzdular...
Üç gündür su yoktu,
Çocuklar ağlıyordu,
Bebekler susuzluktan inliyordu,
Ama zalim ordusu engeldi suya.
"Hüseyin susuz!" diye haykırdı,
Ama duyan olmadı.
Zira kulaklar sağırdı zalimlerin,
Kalpler katıydı, merhamet ölmüştü.
Yetmiş iki kişiydiler,
Karşılarında koca bir ordu.
Ama Hüseyin eğilmedi,
Hakkın yanında durdu, dimdik durdu.
"Ölüm, zilletten iyidir" dedi,
"Zulme boyun eğmem, haktan ayrılmam."
Sözü buydu, bu sözle yürüdü,
Bu sözle can verdi, şehadete erdi.
IV. Âşura Günü – Kanlı Bir Sabah
Âşura günüydü,
Matem günüydü,
Gök bile ağladı o gün,
Toprak kanla boyandı.
Hüseyin atına bindi,
Düşmanın karşısına çıktı.
"Aradan çekilin" dedi,
"Ben sizinle savaşmak istemem,
Ama bırakmam size zulmü."
Vuruldular bir bir,
Ashabı düştü şehit,
Yoldaşları kaldı yalnız,
Hüseyin kaldı yapayalnız.
Susuzluk bitirmişti bedeni,
Ama imanı dimdikti,
Hakkın davasından vazgeçmedi,
Son nefesine kadar dik durdu.
Bir ok saplandı göğsüne,
Bir kılıç indi başına,
Ama düşmedi yere,
Allah'a secde ederken can verdi.
Kanı aktı toprağa,
Vücudu yerde kaldı,
Ama ruhu göklere yükseldi,
Dedesinin yanına, cennete gitti.
V. Feryat ve Matem
Ehl-i Beyt esir alındı,
Kadınlar, çocuklar yürütüldü çölde.
Zeynep ağladı, bağırdı:
"Ey Kûfeliler! Ey zalimler!
Peygamber'in torununa bunu mu yaptınız?"
Hüseyin'in başı kesildi,
Mızraklara takıldı,
Dolaştırıldı şehir şehir,
Ama o baş, secdeden kalkmamıştı zaten.
Yezid'in sarayına getirildi başı,
Elinde asasıyla vurdu,
Ama o başın hürmetiyle,
O an Yezid'in saltanatı sarsıldı.
Zeynep haykırdı mecliste,
Sustu herkes, eğildi başlar.
"Peygamber'in torununa bunu mu yaptınız?"
Sorusu kaldı havada, yankılandı yıllarca.
VI. Kerbelâ'nın Dersi
Kerbelâ...
Sadece bir acı değildir,
Aynı zamanda bir ders,
Bir duruş,
Bir haktan ayrılmama dersidir.
Kerbelâ...
Zulme boyun eğmemenin,
Haksızlık karşısında susmamanın,
Can pahasına da olsa hakkı savunmanın adıdır.
Hüseyin öldü,
Ama Hüseyin'in davası ölmedi.
Her yıl milyonlar yürür Kerbelâ'ya,
O'nun yolunda yürür,
O'nun duasını eder,
O'nun hasretiyle ağlar.
"Lebbeyk Ya Hüseyin!" derler,
"Ey Hüseyin, emrindeyiz!"
O'nun yolundan gitmeye,
Zulme karşı durmaya,
Mazlumun yanında olmaya söz verirler.
VII. Bize Düşen
Bugün bizler,
Kerbelâ'da akan kanın hesabını soramıyoruz,
Ama o kanlar yere düşmedi,
Her damlası gökyüzüne yükseldi,
Rabbin katında makam buldu.
Bugün bizlere düşen,
Hüseyin gibi durmaktır.
Haksızlık karşısında eğilmemek,
Zulme rıza göstermemek,
Hakkı savunmak,
Her ne pahasına olursa olsun.
Tural der ki:
Ya Hüseyin,
Sen susuz kaldın,
Ama senin susuzluğun,
Tüm dünyaya ders oldu.
Senin kanın,
Hürriyetin, adaletin,
Hakkın yanında duruşun sembolü oldu.
Unutmadık seni,
Unutmayacağız da.
Her kandilde, her Âşura'da,
Anacağız seni,
Ağlayacağız senin için,
Ama senin gibi durmaya,
Senin gibi hakkı savunmaya söz vereceğiz.
Ya Rabbi,
Hüseyin'in yolundan ayırma bizi.
Zulme karşı durmayı,
Mazlumun yanında olmayı,
Hakkı savunmayı nasip et bize.
Amin, amin, amin...
Ömer TURAL
Ömer Tural
Kayıt Tarihi : 18.09.2026 22:59:00
Şiiri Değerlendir
© Bu şiirin her türlü telif hakkı şairin kendisine ve / veya temsilcilerine aittir.




Bu şiire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!