Garip çobanın bozkırda yaktığı ateşte iki parça közdük biz,
Tenlerimiz değmeden bir birine yanıp kül olan,
Rahmet damlalarıydı üzerimize düştükçe ayrılık ateşini soğutan.
Ve kuru bir ayazdı küllerimizi taş duvarlara savuran.
Hüzünlü bir ayrılık türküsü vardı feleğin çomağının ucunda,
Her bir darbesiydi biraz daha bizi bizden ayıran.
Ben yanarken kızgın çemberin içinde yüreğimde ateşle,
İsimsiz, sorgusuz bir aşkın solgun mısraları
Tümcelerimde boğulan
Surların ihtilal geceleri
Göz kırpıyor Mezopotamya'nın ıslak güneşine
Sırtımda yüzyıldan kalma yanıklara
Devamını Oku
Tümcelerimde boğulan
Surların ihtilal geceleri
Göz kırpıyor Mezopotamya'nın ıslak güneşine
Sırtımda yüzyıldan kalma yanıklara




Bu şiir ile ilgili 0 tane yorum bulunmakta