kimin kehanetiydi bu
ya da kimin kabahati
bilmiyorum
bildiğim
bıyıklarından buz sarkan
bir Ankara akşamında
sen kimsenin yapamadığını yapmış
eğilmez sandığım başımı
yere eğmiş
bir akıl tutulmasında
tel çit döşemiştin
aşkın çiçekli patikalarına
sen
duvara çarpılmış kadehler gibi
beni dağıtmış
el bebek büyüttüğümüz aşkı
boğma rakı gibi boğmuştun
amma…
bende o gün
senin hiç kimseye göstermediğin
o karanlık yüzünü görmüş
istediğinde
soğukkanlı bir katile dönüşebileceğine
bire bir şahit olmuştum
öyle ölümcüldü ki gidişin
ben ayrılığın sisli boşluğunda
ceset gibi sallanırken
beni kefensiz gömdüğün
bu cinayet mahalline
bir daha gelmezsin sandım
g e l d i n
yanlış hedefi vurmuş bir silahın
pişmanlığıyla g e l d i n
belki benden bir kırıntı kalmıştır diye
en gizli yerine
o örtülü gözlerine
defalarca baktım
umutsuzca
gözlerinde kendimi aradım
rutin dünya işleri
sanal mutluluklar
taksitlere bölünmüş hayaller vardı
gözlerinin ferinde
bir ben yoktum sevgilim
b’ela gözlerinde
çünkü…
her katil gibi
sende gittiğin gün
gömmüştün beni
arka bahçene…
Ömer Yücekaya 2
Kayıt Tarihi : 5.11.2026 21:07:00
Şiiri Değerlendir
© Bu şiirin her türlü telif hakkı şairin kendisine ve / veya temsilcilerine aittir.




Bu şiire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!