Köklerin toprağı sarar da derin,
Yine de dinmiyor içindeki sızın.
Rüzgârla savrulur yaprakların,
Kamçılar gövdeni soğuk kışın.
Söyle ey göklere uzanan çınar,
Sinende gizlediğin ne acılar var?
Gölgende buluşur bütün aşıklar,
Kabukların daha ne sırlar saklar
Unuttuk o eski, kutsal lisanı,
Sevmeyi bıraktık cümle canı
içine düştüğümüz bu har,
Her mevsim seni yeniden yakar.
Ne şemsin ziyası kâfidir sana artık,
Ne de bu dallarının yorgun duruşu.
Kendi kaderinle her zaman barışık.
Bitmedi ömrünün o son yokuşu.
Dur dedikçe vurur deli bir dalga,
Sürer denizle aranda bitmeyen kavga.
Dalların gökyüzü tutsa ne fayda,
Köklerin sarılmış kara toprağa.
Umutlar sararan yaprakların misali,
Rüzgârın önünde savrulur durur.
Nedir bu doğanın bitmez melali?
Vurdukça kırbacı zaman, kavurur.
Yeknesak döngünün yorgunuyuz biz,
Geceyle örtülür en derin izimiz.
Durulmaz bu sular, dinmez bu tufan,
Bir yaprak dökersin eksilir bin can
2026
Kayıt Tarihi : 4.10.2026 12:21:00
Şiiri Değerlendir
© Bu şiirin her türlü telif hakkı şairin kendisine ve / veya temsilcilerine aittir.




Bu şiire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!