Ve insan kendine kavuşur bir gün
Çarpılmış kapı gibi
Ansızın, sert, etkili
Mühimdir içini dinlemek
Bütün hırslarından arınmış
Zor zamanlarında bir işçi gibi
Uyanır uyanmaz
göğsüme dolan
bu mutsuzlukta ne!
Uyanmak gerçeğine alışamadım
Uyanmak,
Mutsuz insanlara mahsus bir şey sanırım
Kaç hali var ki karanlığın
Çoğul yalnızlıklar
Tekil kalabalıklar
Sonu olmayan bu sonbahar
Anlamsız uzayıp giden bu sokak
bu ışıklar...
Ortalıklarda kaldım
Kağıttan gemilerle
Yoruldum da üstelik
Büyüsünü yitirmiş gibi
Peşinden koştuğum yıllar
Kederlere bölünüp
Düşüş bu!
Oblomov tavrı bir tembellik biçimi
bir yıldız kayımı
ve bir kedinin penceremde sebepsiz yürüyüşü
bir arşenin kemanına dokunuşu
hepsi birer vazgeçiş hikayesi
Yelkovanlara uyandım
Ve duvarlar ve renkler ve saatler ölüydü
Güneş geceden kalma bir dünyanın
ısınma turlarını atıyor
Ve örs korosu Bolero’yu düşlüyordu
Bense Kış Konçertosunu
Asılmış duvarlarına ömrümün
Bir saat gibi durur
Bir yok oluş biçimi
Bir sonbahar
Bir ben vurur
Bütün zamanları kaldırımların
Geceleri şiir çukurlarında boğulur şairler
griden
kederden
aşktan yana
Hepsi dizilip birbiri ardına
Aklın çakmak taşı alev alır
Uykudayken ne erinçmişiz
Uzanmış kemikten kelimeler
Evrenin iki ucunda ikizmişiz
Düşlerim ve şiirlerim
Bir yolunu bulur birleşirmişiz
Kavuşmak zehirliymiş
Ne zaman bir çocuk gelip
"Tartim mi abi? " dese
Tart diyorum
Hem bedenimi
Hem de hüzünle dolu şu yüreğimi
Tart!




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!