Harâbât-ı derûnumda kopar ansızın bir mahşer,
Akıl ferman okur durmaz, "Çekil bu menzilden!" der.
Göğsümün merkezinde patlarken dilsiz gülleler,
Bastonum mermere çarpar, kalbim "Gidemem!" der.
Aranmaz fâil-i sevdâ, bu yangın kimden nişân?
Yıkılır tabyalar bir bir, sarsılır koca bir cân.
Aklım "Müsebbib o taştır, suçludur o nida!" der;
Kalbim siper eder bağrın: "Benim bu ateşte yanan!"
Cihân birden sükût eyler, durur feleğin çarkı,
Sanki ins ü melek seyreder bu dilsiz yangını, farkı.
Ne sokaktan ayak sesi, ne rüzgârdan bir seda;
Karanlığın ortasında kalır aşkın kanlı hakkı.
Eridi mermer sabrım, çekildi mantığın askeri,
Yıkık burçlar üstünde dindi bu davanın kederi.
Enes der ki; rızâ bâbında büküldü mermer bilek,
Sükûtun gölgesinde bulduk bu mukaddes haberi.
Râm eyledim bu başı, bitti dildeki o son kavga,
Bütün âlem susup kalsa, sığmasa da bir kitâba:
Aklım bin kez "firâr" dese, kader mühürler beni;
İtirafımdır arşa yâr: Seviyorum seni, delice ve hâlâ!
Kayıt Tarihi : 21.09.2026 10:40:00
Şiiri Değerlendir
© Bu şiirin her türlü telif hakkı şairin kendisine ve / veya temsilcilerine aittir.




Bu şiire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!