İnan çok özlüyorum.
Ama seni değil,
Seni sevdiğim o günleri...
Yüreğimin deli gibi attığı,
Ellerimin titrediği,
Ayaklarımın bağının çözüldüğü,
Eskiden kimi görsem koca adamdı.
Otuz yaşında birini sorsan yaşlıydı.
Herkesler amca, herkesler teyzeydi.
Şimdi kime baksam çocuk, kimi görsem genç…
Acaba benim için mi vakit çok geç.
İnkar etmiyorum,
Söylediğiniz yalan da demiyorum.
Sadece;
Artık gitsin diyorum.
Acım bitsin,
Yürek sızım dinsin istiyorum.
İnsan bir kere sever.
Kalp sevdiğini bir kere söyler.
Tıpkı yaşamak ya da ölmek gibi.
Tıpkı yanmak ya da sönmek gibi.
Kül olmak ya da savrulmak gibi.
Canın çıktığı bedene dönmediği gibi.
İnsan değil ki zamanla değişen,
İhtiyaçlar değişir, beklentiler değişir,
Arzular değişir ama insan değişmez.
Belki olgunlaşır, belki akıllanır.
Belki uslanır ama zamanla değişmez.
Sadece yorulur.
İnsanoğlu ne garip;
Kuru bir soğanı bile kırınca,
Gözü yaşarıyor da;
Kanlı canlı bir insanı kırınca,
Umuruna gelmiyor.
Gün gelecek,
Hep gelen hiç gelmeyecek.
Gün gelecek,
Yüreğin o gelmeyeni çok özleyecek.
Ama ne yazık ki,
İş işten geçecek...
Şimdi bu yaptığın iş miydi senin.
Aynaya bakınca gördüğüne ne diyeceksin.
Ben burada hasretle seni beklerken,
Sen başka bir gönüle nasıl gireceksin.
Tutup onu da mı sevdim diyeceksin,
Onun da mı yüzüne gülecek,
İstedim ki sen de isteyesin.
Sevdim ki sen de sevesin.
Ne bileyim bir ümitti işte,
Sandım ki ben gibisin.
Sandım ki ben gidersem,
Dayanamaz gelirsin.
İşte gidiyorsun...
Veda bile etmeden,
Hoşçakal demeden,
Gidiyorsun işte,
Ne haldeyim bilmeden...
Yokluğunda ben yine,




-
Alpay Ekmekci
Tüm Yorumlarduygularımızı tercüme etmişsiniz şairim