İnsan değil ki zamanla değişen,
İhtiyaçlar değişir, beklentiler değişir,
Arzular değişir ama insan değişmez.
Belki olgunlaşır, belki akıllanır.
Belki uslanır ama zamanla değişmez.
Sadece yorulur.
İnsanoğlu ne garip;
Kuru bir soğanı bile kırınca,
Gözü yaşarıyor da;
Kanlı canlı bir insanı kırınca,
Umuruna gelmiyor.
Gün gelecek,
Hep gelen hiç gelmeyecek.
Gün gelecek,
Yüreğin o gelmeyeni çok özleyecek.
Ama ne yazık ki,
İş işten geçecek...
Şimdi bu yaptığın iş miydi senin.
Aynaya bakınca gördüğüne ne diyeceksin.
Ben burada hasretle seni beklerken,
Sen başka bir gönüle nasıl gireceksin.
Tutup onu da mı sevdim diyeceksin,
Onun da mı yüzüne gülecek,
İstedim ki sen de isteyesin.
Sevdim ki sen de sevesin.
Ne bileyim bir ümitti işte,
Sandım ki ben gibisin.
Sandım ki ben gidersem,
Dayanamaz gelirsin.
İşte gidiyorsun...
Veda bile etmeden,
Hoşçakal demeden,
Gidiyorsun işte,
Ne haldeyim bilmeden...
Yokluğunda ben yine,
Şiirler geldi kaleme; yazıp yolladım,
Tek biri olsun benden gitmedi.
Sözler geldi dilime; susup sakladım,
Bir tanesi bile aklıma girmedi.
Gördüm ki harcadığım hiç bitmedi,
Sakladığım şeyler ise bana bile yetmedi.
Ey gönlüm;
Hangi söz kurşun olup saplandı yüreğine.
Hangi gece sebep oldu gözlerinin rengine.
Neden bir türlü hayata dönmezsin.
Nasıl olur da bunca renk varken,
Siyahtan başkasını görmezsin.
Sen bana iyi gelmiyorsun...
Ne zaman görsem seni,
Kendimden utanıyorum.
Öyle bir hal alıyorum ki,
Ben beni tanımıyorum.
Yüreğimde bir şeyler oluyor ama
Eğer hayallerimin değil de,
Hayatımın kadını olsaydın.
Senden asla vazgeçemezdim.
Eğer yalan değil de,
Gerçek olsaydın.
Bir adım ötene gidemezdim.




-
Alpay Ekmekci
Tüm Yorumlarduygularımızı tercüme etmişsiniz şairim