Şehirlerden geçtim,
İnsanlardan geçtim…
Kaybolmadım aslında,
Sadece kendime giden yolu geciktirdim.
En çok kendimde dağıldım,
Sevdasında bir garip …
Ailesinde, evinin en sessiz köşesinde saklı…
İşinde bir eksik, bir yarım kalmışlık,
Adı konmamış bir hüzün gibi…
Sevdi mi en çok o garipleşirdi,
Özledi mi içi kendine sığmazdı,
“yazdırma şiir” dedim kendimle konuştuğum anlarda,
çünkü kelimeler büyür sanıyordum içimde,
adını koyarsam acının, aşktı acı değildi
sek içilen rakının sarhoşluğunda bir elifinde aşk
duvarlara çarpıp geri dönecek diye korkuyordum.
Kalbinin kıyısına mıydı gülüşlerim,
Denizinde alabora oluyorum,
Gözler dolacak bulutlu buğulu,
Bir müjde taşır her gün umutla ,
İsmin kalbimin ilk harfiydi ,
Kirpiklerinde ömrüm gülümser mi,
Kalbine bir zamanlar sabah gibi doğuyordum.
Şimdi akşamın en erken saatiyim.
İçimdeki nergis bahçesi
susuz bırakılmış bir toprak gibi çatlıyor.
Sen fark etmiyorsun;
çünkü artık gölge vermediğim bir ağaçtım sana.
Yağmur geçiyor ruhumdan.
04.40’ta uyanan emek gibi
içimde hep birşey ayakta.
Çocukların gözlerinde uykunun buğusu,
benim gözlerimde uykusuzluğun dibi.
Ruhum bir sönmek bilmeyen duman,
Senin kalbinin taş duvarlarına çarpıp savrulan.
Seyyahım ben, labirentlerinde huzuru arayan,
Ama yollar ters teper kaderin gölgesinde.
Kalbim krize girse bile, ritim hep kayıp,
Yürüyorum adımımda sen varsın ,
Yolum senden geçiyor,
Milyarca insan içinde yolum sana çıkıyor ,
Sonsuz galakside sonsuz samanyolunda tek yıldızımsın,
Senin gökyüzündeki yıldızıma hasretliğim var,
Işığından gülümserim,
Rüzgâra karşı durmadım artık,
Geçip gitsin diye bekliyorum.
Kırılan dalların sesi yok,
Çünkü duyan kalmadı.
Toprak soğuk.
Orman suskun.
Ruhumda gülümseyen topraklara adımımsın.
Lefkara'ya gülümsedin ,
Ruhumun gezindiği her sokak başı özlem.
Bir kalp sükunetinde güneşini bulurmuş
Sahi gidip geldiğim her yerde özlem bırakıyorsun ,
Konu sen olunca susuyorum düşünüyorum ,




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!