Ne mektup ne haber yazmıyor kimse,
Kâğıda, kaleme, pula kırgınım!
Ziyarete gelip gezmiyor kimse,
Dostun gelmediği yola kırgınım!
Akdeniz masmavi, Toroslar beyaz,
Kışın ayrı geçer, bambaşkadır yaz,
Her dönem tadına hiç doyum olmaz,
Dört mevsim kartpostal gibisin Mersin!
Akdeniz de balıkların başkadır,
Sanki bir robota dönmüş insanlar,
Duygusuz ruh gibi geziyor canlar,
Bunu ancak şahit olanlar anlar,
İnan ki insanlık yok olup gitti!
Baharda başlıyor yeniden doğuş,
Doğada bir telaş, var bir uyanış!
Kuzular meleşir, uçuyor bak kuş,
Demek ki son bulmuş tabiatta kış!
Bu yıl tam karıştı kış ile bahar,
Nisan kendisini ocak sanıyor!
Kah sıcak, kah soğuk yağıyor hem kar,
Bir donuyor bir bakmışsın yanıyor!
Benzese de birbirine farkı çok,
Ne sırlar gizliyor mezar taşları!
Yakınınsa yüreğini deler ok,
Kimleri gözlüyor mezar taşları!
Tevazu sahibi ne güzel insan,
Gül rengin mi soldu Mikail Abi?
Acı haber geldi, daraldı bu can,
Gözlerim yaş doldu Mikail Abi!
Mümkünse uzak dur değer bilmezden,
Başını olmadık belaya sokar!
Sözünü sakın o ibret almazdan,
Söylesende zaten kulağın tıkar!
Herkes ağzın açar adalet söyler,
Bakarsın adalet işine göre!
Yaptığı her işte hukuğu eyler,
Bazen öne geçer gelenek, töre!
İnsan kalmayınca naçar,
Bilmez ki bu nasıl geçer,
Bu dünyaya gelen göçer,
Dünya hancı, biz yolcuyuz.
Geleceği insan bilmez,




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!