Soframın tadı yok, sen yoksun diye,
Bu ev bana zindan, sen yoksun diye.
Günlerin tadı yok, sen yoksun diye,
Güneş yok, ay yok, sen yoksun diye.
Sessizce gidişin bitirdi beni,
Dur gitme demeye dilim varmadı.
Sensiz kaldığım o zamandan beri,
Hiçbir kimse hal-hatırım sormadı.
Gidişinle gözyaşlarım çağladı,
Felek bana acımasız davrandı,
Hem kendini, hem de beni bitirdi.
Bıçak geldi tam kemiğe dayandı,
Emdi damarımda, kanı bitirdi.
Bırakmadı, hiçbir zaman yakamı,
Dostun arkasından gıybetin etmek,
Ne bana yakışır, ne gerçek dosta.
Yüzüne gülüpte, ardından atmak,
İnsana atılan içi boş posta!
Dost bağına giren, arsız bir bülbül,
Hep umut dağıtır, tatlıdır dili,
Kendini kaptırıp, sakın inanma.
Ömrü hayatında açmaz ki gülü,
Bülbül gibi öten diline kanma.
Bitmez ki hiç vaadi, bitmez ki sözü,
Neyine güvensem bilmem ki senin,
Eninde sonunda yalansın dünya.
Derdime dert kattın, her zaman benim,
Sevdiklerimi hep alansın dünya.
Dost bulurum diye düştüm yollara,
İnsan yaşadıkça neler görüyor,
Oturup kendine şöyle soruyor,
İyilikler, sözler, boşta kalıyor,
Ömrümüz böylece geçip gidiyor.
Kargalar topluma hâkim olunca,
Kafanda bin tane derdin olursa,
Daha çok dert gelip seni bulursa,
Bütün dertler üzerinde kalırsa,
Vücut yorgun, kafa yorgun, göz yorgun!
Söylediğin söz yerine varmazsa,
Bahar gelir, yaylalara göç eder,
Çıkar Toroslara, bizim Yörükler.
Davarını sürer, eşeğin yeder,
Satırlarda size yazım Yörükler.
Koyunu meleşir, kuzu meleşir,
Zamansız gül açmaz, tomurcuk vermez,
Dosttan gel olmazsa, hiç kimse varmaz,
İnsan olan hak etmediğin almaz,
Bülbül ötmez, gelmeyince zamanı!
Zamanından önce koparma gülü,




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!