Bizler, Yunus Emre torunlarıyız,
İncitmeden, sevmeliyiz insanı!
Cennete hazırlık yapan arıyız,
Emanet olarak taşı bu canı!
Sevgiden geçiyor mutluluk yolu,
Hayatı huzurlu yaşamak için,
Mutlaka gerekir, insana sevgi!
Halden anlayana gönlünüz açın,
Bilirsin ihtiyaç her cana sevgi!
Ne kadar çok derdin olursa olsun,
Bıktım mala endeksli bu yalancı dünyadan,
Bilmiyorlar hâlimi, zehir oldu hayatım.
Paran olunca zaten dost geliyor ta aydan,
Duygu bırakmadınız, canlı öldü hayatım.
Sevgiden dem vurup, para sevmek olur mu?
Hep umut dağıtır, tatlıdır dili,
Kendini kaptırıp, sakın inanma.
Ömrü hayatında açmaz ki gülü,
Bülbül gibi öten diline kanma.
Bitmez ki hiç vaadi, bitmez ki sözü,
Soframın tadı yok, sen yoksun diye,
Bu ev bana zindan, sen yoksun diye.
Günlerin tadı yok, sen yoksun diye,
Güneş yok, ay yok, sen yoksun diye.
Zamansız gül açmaz, tomurcuk vermez,
Dosttan gel olmazsa, hiç kimse varmaz,
İnsan olan hak etmediğin almaz,
Bülbül ötmez, gelmeyince zamanı!
Zamanından önce koparma gülü,
İnsan yaşadıkça neler görüyor,
Oturup kendine şöyle soruyor,
İyilikler, sözler, boşta kalıyor,
Ömrümüz böylece geçip gidiyor.
Kargalar topluma hâkim olunca,
Kafanda bin tane derdin olursa,
Daha çok dert gelip seni bulursa,
Bütün dertler üzerinde kalırsa,
Vücut yorgun, kafa yorgun, göz yorgun!
Söylediğin söz yerine varmazsa,
Bahar gelir, yaylalara göç eder,
Çıkar Toroslara, bizim Yörükler.
Davarını sürer, eşeğin yeder,
Satırlarda size yazım Yörükler.
Koyunu meleşir, kuzu meleşir,
Felek bana acımasız davrandı,
Hem kendini, hem de beni bitirdi.
Bıçak geldi tam kemiğe dayandı,
Emdi damarımda, kanı bitirdi.
Bırakmadı, hiçbir zaman yakamı,




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!