Yüce Allah Hocamı, aldı bu gün yanına,
Oysa muradı çoktu, daha çok gençti yaşı!
Azrail geldi fakat nasıl kıydı canına,
Secdenin dışında hiç eğilmedi ki başı!
Sever yaratılanı, her dem gönül alırdı,
Gönlümü okşayan bahar yeliydin,
Gitme dedim, gittin yaban ellere!
Sevda bülbülünün tatlı diliydin,
Şimdi döndüm hazandaki dallara!
Sensiz görmez oldu, inan gözlerim,
Hayata bakışı, halis niyeti,
Çok ağır ödedi, bunun diyeti,
Dinlemezdi, komisyonu, heyeti,
Şimdi hiçbir işe bakamaz oldu.
Sokakta görünce verirdi selam,
Sabahın seherinde bir duman tüter,
Kuşlar cıvıldaşır, bülbüller öter,
Seherde ki hava cana can katar,
Sanki hayat yeni başlıyor gibi.
Güneş ilk ışığın vurur yüzüme,
İnsan hayatında güzel anılar,
İsterim ki resimlerde kalmasın.
Eskiyi silmesin, şimdi yeniler,
Derin hayallere boşa dalmasın.
Çekinmeden yürü, dostun yolunda,
Yalan dünya seni nasıl seveyim?
Şu garip gönlümü güldürmedin ki.
Bilmem ki ben senin neyin öveyim?
Her gün süründürdün, öldürmedin ki.
Biraz mutluluğu bana çok gördün,
İniş-yokuş gidiliyorsa yollar,
Sakın ola ümidini yitirme!
Öyle-böyle geçip giderse yıllar,
Dertleri sırtına alıp götürme!
Her gecenin bir sabahı olursa,
Takıldı boğaza çıkmadı sözü,
İki damla yaşla ıslandı gözü,
Hülasa dostlarım bu işin özü,
Bulaştığı yeri bitirir keder!
O güzelliğini görünce gözüm,
Girdin bu gönlüme sende park ettin.
Ne diyeyim sana kalmadı sözüm,
Bıraktın yüzüstü gittin çark ettin.
Sanki baştan belli idi niyetin,
Vade yetmiş şayet gelmiş ise son,
Nerede olursan azrail bulur!
İster kanatlan uç ister yere kon,
Nerde isen doğru yanına gelir!




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!