Geçen gün uğradım, gönül dostuma,
Baktım, siyah saç kalmamış başında!
Hal-hatırın sordum, bunun üstüne,
Dedi; herkes ekmeğinin peşinde!
Daha dündü, çocukluktan çıktığım,
Ağarmış saçları, bükülmüş beli,
Bir bardak çayı da tutmuyor eli,
Görenler zanneder, sanki bir deli,
Hayat mektebini yaşadım dedi.
Yüzüne yakışmış, beyaz sakalı,
Susmanın erdemini, yaşayınca anladım,
Ne sesimi çıkardım, ne de öyle inledim,
Konuşulanı yine, candan-içten dinledim,
Birçok dertten kurtuldum, faziletle susunca!
Babam derdi, doğruluk; bitmeyen hazinedir,
İyi ya da kötü olsa,
İnsanları seveceksin.
Hep kötüler seni bulsa,
İnsanları seveceksin.
Zulmedip ağlatsa da,
Bizler, Yunus Emre torunlarıyız,
İncitmeden, sevmeliyiz insanı!
Cennete hazırlık yapan arıyız,
Emanet olarak taşı bu canı!
Sevgiden geçiyor mutluluk yolu,
Hayatı huzurlu yaşamak için,
Mutlaka gerekir, insana sevgi!
Halden anlayana gönlünüz açın,
Bilirsin ihtiyaç her cana sevgi!
Ne kadar çok derdin olursa olsun,
İnsan kısa ömründe, neler görüyor neler,
Dert üstüne geldikçe, deler bağrını deler,
Gündüz hayal dünyanı, gece uykunu böler,
Derdi, kederi, gamı; yaşamayan ne bilir?
Yüzü gülmez insanın, olursa bahtı kara,
Seni bilmem için söyle dostunu,
Ortaya sererler, inan postunu,
Sağlam mı, değil mi diyem testini,
Gerçek dostu olan ona sarılır,
Su testisi suyolunda kırılır.
Sessizce gidişin bitirdi beni,
Dur gitme demeye dilim varmadı.
Sensiz kaldığım o zamandan beri,
Hiçbir kimse hal-hatırım sormadı.
Gidişinle gözyaşlarım çağladı,
Felek bana acımasız davrandı,
Hem kendini, hem de beni bitirdi.
Bıçak geldi tam kemiğe dayandı,
Emdi damarımda, kanı bitirdi.
Bırakmadı, hiçbir zaman yakamı,




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!