Mah-i Devran
Masa başı sohbetlerden uzaklaştı elleri, nasırlıydı
kim bilir, ne kadehler kırıldı başka yerlerde, bambaşka gönüllerde
kurşun kalemin ucundaki sevdayı sakladı ömrünce
kırmızı ka-l-plı çizgisiz defterin sararmış sayfasına
Gözleri mahmur da severim seni
bana yola çıkmanın zamanını söyle
doğmak ister misin
güneşten önce
uykusuz
ben senin her halini severim aslında
Uzaklarda mısın hala
yüreğinde
gece ile gündüzü kavuşturamadın mı
gökyüzünü de götürmüşsün
giderken
gül renginden soldu
Görmedik Leyla'yı
Mecnun çoktan uzaklaştı bizden
Masalsı sevdalar geçiyordu önümüzden
Şimdi gözlerimizde bir karartı
Belli belirsiz
Kelebekler uçuşuyor etrafımızda
Maşuk
Kışı donduruyorum
öteliyorum
ayları ve soğuk mevsimleri
en güzel günleri saklıyorum sana
Kırık
Ayaklarım
Paramparça
Dizlerim
Yerimden kalkarım
Bir sızı yükselir
Sevgili
Bilinmeyen sonsuz aşkın esiri
Gizli aşık seni
Göz kırpmadan gönül çalan
Bir gönül verip
Bin gönül alan
Meğerse
benim yola düşmemi bekliyormuş herkes
şimdi kimse kalmadı geriye
bir arada değil dostlar
oysa ben uzun yola gideceğimi söylemedim kimseye
dönecektim
Ne zorlu yollardan geçtik seninle
düşlerim tutuştu
bir köy kahvesinde
Che'nin fotoğrafı eşliğinde
yıllar öncesinden
sobadan
Bitmeyen
Bir yolculuk gibi
Bu mısralar
Rahat bırakmaz insanı
Cebe sığmaz
Ele avuca gelmez




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!