Oysa kahverengi çiçekli perdeni çekip sessizce ağlasaydın ne olurdu
kapıyı arkadan sürgüleyip
gözlerini kapasaydın
kireç duvarlara bakıp durmasaydın gece gündüz
beklediğin her vakit değildir ki hüzünsüz
sevenin lütufsüz
Gamdır mısraları sana sevdirmek
ve isyandır gözlerinde ilmek ilmek yarını örmek
kim örttü sahipsiz acıları üzerimize
gecenin son deminde
ne uyanasımız var
ne kirpiklerimizden oluk oluk akıyor göze...
Kaderin ve kederin izi vardır sokakların yüzünde
siz bilir misiniz acının tonunu üstadım
acı ne kadar acıdır
ve elinizdeki kadehin dolusu
ne kadar hüzün alır...
Sen ki kara göğü avuçlarımda bırakıp giden
hangi geceleri uzak tutayım sinenden
bu yalnızlık ki senin eserin
zifiri karanlığın ortasında kalan
çaresiz bakışların ahı çekilsin üzerinden
Sabah
Üretenlerin sesine uyanıyor
Gün ışımadan
Makine başına geçiyor emekçiler
İş başında
Ne hayatlar tükeniyor
Birlikte yaşamak yerine
Kıskananlar olur hayatı içinden
Kem gözleriyle
Uzaktan bakmayı tercih edenler
Oysa ben önce gözünden severim
Hayatı
Onulmaz sevdalara düştüğümü bilirim delikanlı günlerimde
Düm teke düm tek...Eeessss...Düm teke düm düm tek tek
Yol bilmez, iz bilmez zamanların coşkusu vardı serde
El versem yerinden oynayacaktı sanki dünya
Deli dolu anların rüzgarı sert eserdi bedende
Dedem Haydar dedi ki;
Erkenciyim
Günden önce düşelim yola
Gidelim uzaklara
Gidelim onulmaz sevdalara
Kimseler duymasın
Kimseler görmesin bizi ıssız yollarda
Vardım ki kapanmış eski kapılar
Toprağa gömülmüş viran yapılar
Elin rüzgarından üşümedim de
Gül yaprağı esintisi, diken
yaralar da yaralar
Tahtada bir resim, kahverengiye çalan çizgilerden bir hayat
Gözlerimde bir oyuntu, ey karanlık sen misin içindeki avuntu
Anahtarını kaybettiğim kapılardan içeri girmek istiyorum seninle
Işıksız
Bir bakışta sevdaya düşmenin hikayesini yazabilir misin bana
İlk görüşte budur dediğimiz vardır ya




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!