Bu devir,
cahillerin en parlak zamanı.
Bilgisizliğin bilgi diye pazarlandığı,
ekran ışıklarının güneşi unutturduğu,
parmakların durmadan kaydığı,
ama akılların yerinde saydığı bir çağ.
Yapay zeka var,
ama akıl yok.
Bilgisayarlar var,
ama düşünce yok.
Akıllı telefonlar var,
ama insanın kendine ayırdığı bir dakika yok.
Herkes konuşuyor,
kimse dinlemiyor.
Herkes biliyor görünmek istiyor,
kimse öğrenmek istemiyor.
Hazır cevaplar dolaşıyor ortalıkta,
hazır fikirler,
hazır öfkeler,
hazır alkışlar.
Kimisi taşı kaldırmadan duvar sahibi olmak istiyor.
Kimisi ter dökmeden zafer.
Kimisi de bedel ödemeden makam.
Duygu yorulmuş.
Vicdan,
kalabalığın gürültüsünden kaçıp
bir köşeye çekilmiş.
Yetenek,
oyun ekranlarının arasında kaybolan
eski bir şarkı gibi.
Emek veren bekliyor.
Üreten bekliyor.
Düşünen bekliyor.
Ama bağıranlar önde,
övünenler yüksekte,
boşluk ise kürsülerde.
Bir kuşak büyüyor bazen;
sabretmeden,
çile çekmeden,
yenilgiyi tanımadan.
Sonra hayatın yükünü görünce şaşırıyor.
Oysa hayat,
kimsenin omzuna hazır zafer bırakmaz.
Toprak ürünü emekle verir.
Bilgi yıllarla büyür.
Karakter acıyla olgunlaşır.
Ve gün gelir;
ekranlar kararır,
gürültüler susar,
alkışlar dağılır.
Geriye,
ne kadar konuştuğun değil,
ne kadar ürettiğin kalır.
Ne kadar istediğin değil,
ne kadar emek verdiğin.
Çünkü zaman,
en büyük hakemdir.
Ve onun önünde sonunda herkes susar;
eserler konuşur.
Muhsin yener
Kayıt Tarihi : 7.06.2026 08:47:00
Şiiri Değerlendir
© Bu şiirin her türlü telif hakkı şairin kendisine ve / veya temsilcilerine aittir.




Bu şiire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!