Doğduk doğalı dünyanın yüzüne.Bebekken bitişik parmaklarımızla yaşama tutunmuşuz gülüm.Ağlatılarak karşılandı minicik yüreğimiz.Sevdik,sevildik:terkettik,terkedildik.Unutamadığımız,unutturamadıklarımız veya unutmalarımız oldu bin bir çeşidiyle.Sevemedik sevgilerin yokluklarını.Acılarımızdan yaşam haritası çizildi yüz hatlarımızda.Umudu umudu ettik umutlarımızdan.Vazgeçtik vazgeçmemezlikler yolunda nice vazgeçilmezlerden.Çalıştık,çabaladık bir hayatı rahat yaşamak için.Yinede eksilmedi yüreğimizin gözlerinden yaşlar.İhanete uğradık yol üstlerinde.Satıldık ona buna paraya pula kul olanlar tarafından.Ne geçti elimize gülüm.İşte geldik gidiyoruz sende bende.Biliyorum parmaklarımız bitişmeyecek hayata tutunmalarda.Arasına rüzgarlar giren parmaklarla yakasına yapışıpta ölüyoruz gün be gün gülüm.Nedense ağlamıyoruz ama ağlatıyoruz insanları.ömrümün sonunda anlıyorum neden doğarken bebeklerin ağladığını.Hayatının sonuna dogru günbe gün ölüp gidenler için ağlıyormuş gülüm.Ölürken bile bebekleride ağlatıyoruz....
Bir aşk kadar zehirli,bir orospu kadar güzel.
Zina yatakları kadar akıcı,terkedilişler kadar hüzünlü.
Sabah serinlikleri; yeni bir aşkın haberlerini getiren
eski yunan ilahelerinin bağbozumu rengi solukları kadar ürpertici.
Öğlen güneşleri; üzüm salkımları kadar sıcak.




Bu şiir ile ilgili 0 tane yorum bulunmakta