Bir Kitap,Bir Dilek Şiiri - Hümeyra Gün

Hümeyra Gün
237

ŞİİR


75

TAKİPÇİ

Bir Kitap,Bir Dilek

Unutma diye başladı: her şey senin için yaratıldı ama dikkat et sen her şey değilsin.
Dünya boyun eğicidir ama sen zalim efendi değilsin.
Yeterli sayıyorsun kendini kendine. Oysa hiç yeterli değilsin. Muhtaçsın, ihtiyaçsız değilsin.
Her şey senin elinde doğru, ama amirliğe kalkışma. Bil ki kalıcı değil geçicisin, sahip değil misafirsin. Sabit değil iğretisin.
Her ne var ki sende, ödünçtür, senin sanma. ŞIMARMA...

LA SONSUZLUK HECESİ ______Nazan BEKİROĞLU ******

Son zamanlarda unuttuk herşeyi. Dünya bize yetmez oldu. Büyüyen hırslarımız mıydı,insan gittikçe,gittikçe küçülürken....?
Bölüşmeyi bir bilsek, gök de bizimdi,yer de. Ozanın deyimiyle..
Öğrenemediğimiz buydu, ya da unutuğumuz...

Ama birlikte yaşamayı öğrenmek zorundayız. Sevginin uzlaştırıcı elini tutmak zorundayız.
İşte o zaman yeniden öğreneceğiz çiçeklerin adını, anımsayıp kelebeğin uçuşunu, hatta peşine takılıp gideceğiz. Gökten yıldız toplayıp, ay 'ı suya düşüreceğiz...
Yeter ki, birbirimizi sevmeyi öğrenelim. Sevgi varsa her işin başında,gerisi kendiliğinden gelir zaten.

Yeni yıl arefesinde,hep dilekler sıralanır. Mucizeler beklenir.Değişmesi istenir bi şeylerin. O kadar istenir ki, kuş pisliğinden bile medet umulur. Şans gelecek diye beklenir.

Asıl şans bize verilenlerdir,bunu da hep unuturuz..
Güzel bir dünya,güzellikleri görebilecek gönül gözü, bütün sevgilerin yer bulacağı kadar geniş bir yürek...
Herkese yetecek kadar rızık...
Ama bölüşmeyi,adilce bölüşmeyi öğrenebilirsek,hep bana/ları unutabilirsek...

Romantik bir iyimserlik değil bu...kötülükleri göz yummak da değil.Zaman kayıp giderken, tüm güzellikleri de sürüklüyor peşinden.

Artık uyanmalıyız bu kan -gözyaşı uykularından.Bir çare bulmalıyız tez zamanda.Kurtulmalıyız bütün toplumu ele geçiren bu hastalıktan.Unuttuklarımızı anımsamakla başlamalıyız işe...

Ben yeni yıldan,yeni yepyeni şeyler istemiyorum, tek bir şey istiyorum.
_İçimizde var olanı alıp götürme...Unuttuklarımızı anımsat yeter...
Başka da, ihsan istemem senden....

Tek kişilik dileklerle değil, toplum olarak bir dilek tutalım hep bir ağızdan:
"Kurtulalım bu unutma hastalığından...."

İyi yıllar olsun diyelim.Sağlık ve huzur dileğimle...

Hümeyra Gün
Kayıt Tarihi : 30.12.2015 20:10:00
Yıldız Yıldız Yıldız Yıldız Yıldız Şiiri Değerlendir
Yorumunuz 5 dakika içinde sitede görüntülenecektir.
  • Önder Karaçay
    Önder Karaçay

    Sayın Öğretmenim;

    Yazınızı bir kaç kez okudum. İlk tespitim şu oldu. Hatırlamak için tek aklımız varken, unutmak için elimizde hiçbir imkan olmamasına rağmen unutmamamız gerekenleri neden ve nasıl unuturuz diye sorarak başlamak istedim yorumuma...

    Bir an kendime dönüp neleri unuttuğuma baktım ve hayatın çok kısa olduğunu bir kez daha fark ettim.

    Gönülden düşerek unutulan insanların ağaçtan düşen yapraklar gibi unutulduğunu hatırladım şairin o sözünü...

    Unutmamız gereken tek umudumumuz her zaman sırtımızı dayayabileceğimiz bir ailemizin olması ürpertimi hafifletiyordu.

    Adam Fawer'de diyor ki;
    'Geride bıraktıkların ileriye gitmeni engelleyecek. Unutma; ileri gidebilmen için arkadakileri unutman gerek.'

    Unutarak mı ilerlemek ti hayat? Bir an anlamadım.

    Bazen unutmak isteriz, gitmek istersin, dönmemek istersin engel olur kocaman bir GURUR...

    Unutamazsın, gidemezsin, döner gelirsin...

    Aslında sorun unutmak mı, hazmetmek mi? Bunu iyi ayırt edebilmektir derim...

    Muhteşem bir makaleydi. Kıssadan hissemi kaptım. Saygılarımla...

    Cevap Yaz
  • Mustafa Bay
    Mustafa Bay

    'Unutma hastalığı...'
    Eğer demans denen bir hastalık ise.. Hele alzheimere dönüşmüş ise unutkanlık, çok ciddi boyutlardadır..
    İnsan ağzını bile unutur, yemeğini kendi yiyemez!
    Evini unutur, sokakta kalabilir!

    Ama yazıya konu olan unutkanlık, 'bilinçli' bir unutkanlık..
    İhmal de denebilir..
    Vefasızlık bile..

    Bu türden unutmalar 'iyiyi, güzel olanı, hatırda tutulması gerekeni', insani vasıfları, adet ve gelenekleri, sevgiyi, ilgiyi, şefkati de kapsar..
    Daha dün 'seni seviyorum' dediğini, bugün sokakta görse başını çevirip geçmektir, bir bakıma..
    Bayramları tatil kabul etmektir mesela.. Anayı, babayı, hısım akrabayı çiğneyip geçmektir, aramamaktır, hal hatır sormamaktır..
    İyiliği 'kuru bir teşekkürle' geçiştirmektir..
    Verileni sanki 'bağış' kabul etmektir!

    Daha da çoğaltılabilir elbette, 'istemli unutkanlık içine' girenler..
    En önemlisi de 'KENDİSİNE VE TOPLUMA YABANCILAŞMASIDIR..'
    Bir insan kendisi olmaktan çıkarsa, 'HİÇ BİR ŞEYDİR!'
    Böylelerinin dünü unutmuş olması, yarının tesadüflere kalması demektir, ne gam!

    İşte yazıya konu olan da budur..
    Biz, bizi unuttuk.. Bize ait ne varsa unuttuk..
    İnsanlığımızı unuttuk!

    Ya ne olduk?
    'PARANIN, MALIN, ARABANIN, YATIN, KATIN, TEKNOLOJİK ÜRÜNLERİN ESİRİ..'
    Yani maddeye yenildik, maddi çıkarların peşinde koşan 'SAHTEKAR KİŞİLİKLER' olup, çıktık..
    Bolca maskemiz var, kıyıda köşede.. Hangisi hangi ortama uygunsa, takıp çıkıyoruz..
    O kadar..

    Beni nerelere götürdünüz Öğretmenim..
    Kutluyorum bu anlamlı denemenizi..

    Cevap Yaz
  • İbrahim Kavas
    İbrahim Kavas

    Dünyadan bahsedilirken hep, 'iki günlük yalan dünya' derlerdi, önemsemezdim ta ki üç yıl öncesine dek... her şeyin geçici olduğunu yaşayarak öğrendikten sonra çiçek, kelebek resimlerini boyamayı bırakıp onların arasında uçmaya başladım gerçekten. İnsanlık neyi bölüşemiyor ki; egolar, maddiyat, fors, unvan... Birgün elde bir şey kalmıyacağını öğrenecek onlar ama iş işten geçmiş olacak hem de çoktan... Mutlu, huzurlu, sağlıklı bir yıl diliyorum hepimize... Yüreğine sağlık.

    Cevap Yaz
  • Hümeyra Gün
    Hümeyra Gün

    Teşekkürler arkadaşım, emegine sağlık.Öncelikle acılardan uzak güzel bir yıl dilerim.
    Yazarın,bütün kitaplarını okudum altını çize çize. Bir cümlesinden, ciltler dolusu kitap çıkacak gibi gelir bana da.Günlerce düşünürüm biten her kitabını, kitaplığıma kaldırırken. .Düşünmenin karşısında olan, nasıl böyle güzel düşünce ürünleri ortaya koyabilir ki...
    Paylaştığım cümleleri nasıl da günümüz insanına uyuyor değil mi ? Kendini dünyanın merkezi sanan , hiç ölmeyecekmiş gibi hırsa kapılıp ,haksızlığa ,başkalarının çektiği acıya göz ardı eden insanlara ne güzel anımsatmış 'şımarma ,bu dünyada geçiçisin diyerek...Ben bu cümleleri yazıp buzdolabım kapısına astımdı ,kitabını okuduğum yıllarda,girer çıkar okurum ,olur da egom bu dünyada geçici olduğunu unutur diye..Paylaşmak iyi geldi bana.Bir yeni yıl dileği olarak düşündüm. Tabii kendimce...

    Her şey gönlüne göre olsun diyorum.Sevgimle ,selamımla...

    Cevap Yaz
  • Naime Özeren
    Naime Özeren

    Ne güzel dileklerdi Öğretmenim... Katılmamak elde değil..
    Nazan bekiroğlunun denemelerinde üstünde durduğu asıl konu düşünmek ve yaşamak konusudur. insan yaşayarak geçireceği vakti neden yazarak, okuyarak geçirir ki? buna hayıflanır esasen. etrafımızda çiçekler açar kelebekler uçarken biz hala neden onların yanında olmak yerine çiçekler ve kelebekler üzerine kitaplar okuruz diye geçirir içinden. mutlulukta da acıda da böyledir bu. gerçekten acı çeken kişi, çektiği acı üzerine konuşmaz der, fuzulinin şairleri yalancılıkla suçlamasına benzer şekilde... zaten fuzuliyi de çok sever.

    Cevap Yaz

TÜM YORUMLAR (5)

Hümeyra Gün